Yalihuyuk.com – Konya

Yalıhüyük yaşlanıyor

Tarih kitaplarında dahi belli olmayan yaşından bahsetmiyorum. Hatta binlerce yıllık geçmişine rağmen hala gerek verimli toprakları, gerek örf ve adetleri gerekse sahip olduğu oksijen deposuyla ilçemiz hala çok genç. Ama bir gerçek var! Yalıhüyük yaşlanıyor!!

28 Mart 2007 - 14:05 'de eklendi ve 197 kez görüntülendi.
Yalıhüyük yaşlanıyor

Tarih kitaplarında dahi belli olmayan yaşından bahsetmiyorum. Hatta binlerce yıllık geçmişine rağmen hala gerek verimli toprakları, gerek örf ve adetleri gerekse sahip olduğu oksijen deposuyla ilçemiz hala çok genç. Ama bir gerçek var! Yalıhüyük yaşlanıyor!!

Hayır ne deliyim, nede ne yazdığını bilmeyen bir serseri. Gerçekleri yazıyorum. Ama görünen köy klavuz istemez. Yalıhüyük yaşlanıyor!!

İlçede haziran – eylül ayları arasında kalan diğer zamanlarda genç bulmak çok zor. Bunun sorumlusu ne ekmek parası kazanmak, ne de daha iyi bir eğitim alabilmek için büyük şehirlere giden gençler. Elbetteki onların yapabileceği pek fazla bir şey yok. Köyümüzün (Hala Köy diyorum buraya dikkat) şartları bu şekilde hareket etmeye zorluyor insanları. Köyümüzde Saray yolunda
bulunan bir kaç dönüm elma bahçesi dışında; Bahçekaya, Kızılyar ve Mutluönü'nün ekilmesi haricinde yapılabilecek herhangi bir iş yok. Bunun için yaşlanıyor Yalıhüyük.

Peki burada suçlu sadece hükümet yetkilileri mi? Hayır bu sadece bir kaçış cevabı olur. Tamam 26 yıllık hayatım boyunca şahsen ben Yalıhüyük ve çevresine yapılmış bir yatırım görmedim. Ama dediğim gibi bu kolay bir kaçış olur. Burada onlar olduğu kadar (ki bana göre daha fazla) bizde suçluyuz.

Neden gençlerimiz kendi evlerinde, ailesinin yanında çalışarak para kazanamasın. Neden ?

Neden İnsanlar tabiri cazizse yavurların kahrını çekmeye mecbur bırakılıyor. Neden serseriliğin açlığın kol gezdiği İstanbul'a göç ediyor. Veya Ankara'ya, Antalya'ya veya Bursa'ya….

Şimdi yakın geçmişimize dönelim. Dönelim ki neden suçluyuz onun analizini yapalım.

Gerek batık bankalar (?) gerekse yurtdışı koluyla, islami parolalarla hayatını sürdüren şirketler yoluyla köyümüzden pek çok kişi birikmiş parasını kaybetmedi mi ? (Temennimiz paralarını geri alabilmeleri yönünde). Yalan değil bu. Yurt dışında pek çok zorluklarla kazandırdıkları paraları
Türkiye'de hiç uğruna kaybeden hemşehrilerimiz oldu. Hemde nasıl nereye gittiğini bilmeden.

Peki bu durumdan sizce kim zarar gördü. Sadece parasını kaybeden hemşehrilerimiz mi?

Hayır. Hayır. Hayır.

Şimdi bu kadar eleştirinin geleceği son noktayı özetleyeyim. Allah'a çok şükür köyümüzde nice zenginlere taş çıkaracak insanlarımız var. Neden köyümüze bir yatırım yapılmadı. Neden gençlerimizin köyde kalmasına olanak sağlayacak işyerleri açılmadı. Gölcük'te bir evimiz eksik olsa. 2 Kat yerine tek katlı 2 göz odası olsaydı evimizin. Bunca zaman toprak yerine insana yatırım yapılsaydı. En azından köylünün ürettiğini değerlendirebileceği yerler kurulsaydı. Fena mı olurdu.

Bakın köylümüz, sütünü Karaviran'a, nohutunu, buğdayını, elmasını, kim olduğunu bilmediğimiz insanlara, şehirlere satıyor. Hemde hiç fiyatına. Bunları da mı göremiyoruz. Neden köyümüzün gelişmesi, istihdam sahalarının açılması için harcanmadı kazanılan bu servetler.

Neden köyümüze yatırım yapılmıyor. Acaba ilçenin gelişmesinden rahatsız olanlar mı var. Hayır bu sadece benim hüsn-ü Kuruntum. Eminim herkes memleketinin gelişmesini, komşusunun tok yaşamasını ister.

Sadece Yalıhüyük için. Lütfen elimizi taşın altına koyalım. Böyle giderse 20 yıl sonra köyümüzde yaşayan bir tane genç kalmayacak.(Buraya dikkat. Yalıhüyüklü olan genç demiyorum).

Fatih YILMAZ

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER