Yalihuyuk.com – Konya

Manavgat suyu Konya Ovası’na

Yeterli yağışları alamayan Konya Ovası ve Suğla Gölü'ne, uzun vadede kuraklık yaşanması riskine karşı Manavgat Çayı gibi denize dökülen nehirlerin isale hatlarıyla akıtılması önerisi geldi…

31 Mart 2007 - 23:35 'de eklendi ve 468 kez görüntülendi.
Manavgat suyu Konya Ovası’na

Yeterli yağışları alamayan Konya Ovası ve Suğla Gölü'ne, uzun vadede kuraklık yaşanması riskine karşı Manavgat Çayı gibi denize dökülen nehirlerin isale hatlarıyla akıtılması önerisi geldi…

Image 

Yarımada Çevre Platformu Dönem Sözcüsü Ümit Bora, Türkiye'de akarsuların büyük bir bölümünün boşa aktığını belirterek, bunların acilen ele alınacak bir planlamayla kuraklık çekilen bölgelere taşınabileceğini bildirdi.

Bora, yaptığı açıklamada, Türkiye'deki önemli ırmaklar arasında bulunan Kızılırmak, Yeşilırmak, Seyhan, Ceyhan, Manavgat'ın ''boşa denizlere'' aktığını, Dicle ve Fırat'ın ise sınırları aştığını, bu önemli kaynakların borular yardımıyla kuraklık çekilen bölgelere taşınabileceğini, yönlendirebileceğini söyledi. 4. Dünya Su Formu'nda açıklanan verilere göre, Türkiye'de 20 yıl önce kişi başına düşen 4 bin metreküp su rezervi olduğunu, bugün bunun bin 430 metreküpe düştüğünün saptandığını kaydeden Bora, 10 yıl sonra su rezervinin kişi başı bin metreküpün altına düşeceğini öne sürdü.

Türkiye'de yağmur ve kar yağışının bu yıl yeterli düzeyde olmadığının görüldüğünü anlatan Bora, şöyle dedi: ''Petrolden çok daha kuvvetli su gücümüz var. Kirlenmemiş tüm havzalardan sınır ötesine akan ve denizlere dökülen akarsularımız, acil bir projeyle hangi bölgede kuraklık yaşanıyorsa, o bölgeye öncelikle olmak üzere tüm Türkiye'ye dağıtılabilir. Kuraklık yaşanan bölgelerde göl ve depolama havzaları oluşturulabilir. Buralardan su ayaklarıyla değil, damlama yöntemini esas alan tarım yapılacak projelere öncelik verilebilir. Bir zamanlar Türkiye'de yer altı sularının yüzde 40'ını barındıran Konya ovasında, 60 bine yakın kuyu açılarak,hoyratça kullanıldı.''

Manavgat'tan Konya ovasına borularla su taşınabileceğini, Devlet Su İşleri'nin (DSİ) bu konuda ''acilen bir planlama yapabileceğini, belki de projelerinin olduğunu'' anlatan Bora, bunun yapılmaması durumunda ''çok kısa süre içinde Konya'nın güneyinde yer alan bölgelerden, Antalya veya su kaynaklarına yakın yerlere göçler yaşanabileceğini'' iddia etti. Uluslararası sınır ötesine giden sularda ''eğer kaynak sağlayan ülkede susuzluk yaşanıyorsa, mazeret ve imzaların hiçbir hükmünün kalmayacağını'' öne süren Bora, geçmişte Suriye'nin Asi nehrini kısıtladığını hatırlattı.

Bora, suyun her yıl artan bir ihtiyaç olduğunun izlenip görüldüğünü, ayrıca ''bir miktar yağan yağmur ve karın da toprağı doyurup, su havzalarının normale döndürmeyeceğinin'' tespit edildiğini kaydetti. Dünyada her gün 35 bin insanın yetersiz ve sağlıksız sudan dolayı yaşamını yitirdiğini iddia ederek, 1,5 milyar insanın susuzluk çektiğini ve sağlıklı su alamadığını, 3 milyar insanın ise kanalizasyonsuz ve arıtmasız bir çevrede yaşadığını ifade eden Ümit Bora, Kızıldereli şefi Seatle'nin şu sözlerinin iyi ezberlenmesini, akıldan çıkartılmamasını önerdi: ''Beyaz adam annesi olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alıp satılacak, işlenecek, yağmalanacak bir şey gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları  çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde, beyaz adam paranın yenilemez bir şey olduğunu anlayacak.''

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER