Yalihuyuk.com – Konya

Sahi Nedir Sünnet – 2

Rahman olan, Rahim olan, Hafıd olan, Rafi olan, Mu’ız olan, Müzil olan, Semi olan Yüce Allah’ın isimleriyle  geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim İnşallah…

07 Mayıs 2007 - 18:58 'de eklendi ve 229 kez görüntülendi.
Sahi Nedir Sünnet – 2

Rahman olan, Rahim olan, Hafıd olan, Rafi olan, Mu’ız olan, Müzil olan, Semi olan Yüce Allah’ın isimleriyle  geçen hafta kaldığımız yerden devam edelim İnşallah…

Müslümanlar Peygambere itaati, Allah (cc)'a itaat ile birlikte değerlendirmeli herhangi bir sıkıntıya düştüklerinde ise  kendilerine yol gösterici olarak Kur’an'ı ve Hz. Peygamberimiz (sav)’in sünnetlerini delik kabul etmelidirler. Yüce dinimizin Kur’an’dan sonra ikinci kaynağı hiç şüphesiz sünnettir. Çünkü Kur’an’ın açıklanmasında ve uygulanmasında hep Hz. Peygam-berimiz (sav) devrede olmuş; böylece İslam’ın başlangıcından itibaren sünnet vazgeçilmez bir unsur olarak yerini almıştır. Hz. Peygamberimiz (sav) ve sünneti olmadan, dinimizi öğrenmek, tanımak yaşamak – yaşatmak mümkün değildir ve olamaz da. Hz. Peygamberimiz (sav)’in sünnetini aradan çıkarılırsa dinde tamiri mümkün olmayan büyük bir boşluk doğar ve dinimiz yaşanamaz olur. Hz. Peygamberin, “ Haberiniz olsun, bana Kur’an ve onunla birlikte misli verildi ” demesi, sünnetin vahyi yönüyle Kur’ anın mesabesinde olduğunu gösterir. (Ebu Davud, 4604)

Sünnet üçe  ayrılır:  a)- Sözlü sünnet :  Hz. Peygamberimizin sözleridir ki bunlara hadis denir. b)- Fiili sünnet : Hz. Peygamberin eylem ve hareketlerine denir. (Abdest alması, namaz kılması, herhangi  bir meselede hüküm vermesi dir) c)- Takriri sünnet : Müslüman bir kimseden duyduğu bir sözü yahut başkasının yaptığı davranışı reddetmeyip tasvip etmesine, onaylamasına denir. Bu da sünnet kapsamına dahil edilmiştir.

Sahabenin her birinin hayatı ayrı ayrı incelenince, onların Hz. Peygamberimizi (sav)’in sünnetine uymada ne kadar titiz davrandıkları görülecektir. Onlar, dinin emirlerini yerine getirmekten, yiyip içmeye, yatıp kalkmaya, günlük diğer davranışlara kadar her hususta Hz. Peygamberi (sav)’i örnek almışlar ve onun izini takip etmişlerdir.

Hatta  Ashaptan Bera bin Azib’in de ifade ettiği gibi Hz. Peygamberimiz, fiziki yapısıyla olduğu kadar ahlaki-manevi yapısıyla da insanların en güzeliydi.”Buna ilaveten anlayan Kenan-lardan  biri olan Fıransız şairi, yazar ve devlet adamı Alphonse de Lamartine : “ Hz. Peygam-berimizi kastederek: “İnsanın yüceliğinin ölçümü mümkün olsa, ondan daha büyük bir insan var mıdır ? ” diye sormaktadır. ( Peygamberimiz in Ahlakı  Prof. Dr. Abdurrahman ÇETİN)

Yüce Allah (cc) “ Zira biz her peygamberi, ancak, Allah’ın izniyle kendisine itaat olsun diye göndermişizdir…” “Ama hayır, Rabbine andolsun ki onlar, Ey Peygamber, aralarında anlaşmazlığa düştükleri  her konuda  seni hakem yapmadıkça ve sonra da senin kararına kalplerinde hiçbir burukluk duymaksızın tam bir teslimiyetle tabi olmadıkça, gerçekten inanmış olmazlar.”(Nisa 4/64-65 Kur’an Mesaji Muhammed ESEDc1.s.151) bu doğrultuda Hz. Peygamber (sav)’in sünnetine olan ihtiyacımızın ne kadar önemli olduğunu beyan buyurmuşlardır Hz.Allah (cc). ( Peygamberimiz in Ahlakı  Prof. Dr. Abdurrahman ÇETİN)

Öyleyse sünneti alaya alan zihniyetle yaşayıp öldüğünde de CAMİNİN!.. Kapısına. MUSALLANIN!..Başına.HOCANIN!.. eline ayağına sarılırken unutmayalım ki Hz. Peygamber (sav)’in sünneti gereği olduğu ve o sünnettin de yaşayan birer Kur’an olduğunu beyin hücrelerimiz var olduğu müddetçe, ak ile karayı  fark ettiğimiz müddetçe, ellerini yanan ateşe sokamayanlar yarın “ CEHENNEM ATEŞİNE ”  dayanabilecekseler tam hız devam etsinler. Balıkçı kardeşlerimizin dediği gibi rast gele… Ama şu nazik hatırlatmayı da yapmadan geçemi-yecem. Sevdiklerinin yolundan asla ama asla ne küçüklüğünde, ne büyüklüğünde, ne çalışırken, ne emekli olurken dönmesinler Haaaa…

Çünkü Buhârinin rivâyetine göre: Allah Rasûlüne bir zât geldi ve Ey Allah (cc) ’ın Resûlü, kıyâmet ne zaman kopacak? dedi. Efendimiz: Onun için ne hazırlık yaptın ki! dedi. O zât: Yâ Resûlallah, onun için öyle uzun boylu bir hazırlığım yok. Ancak bendeniz Allah (cc) ve Resûlü’nü çok seviyorum. deyince, Efendimiz şöyle buyurdu: “el-Mer’u mea men ehabbe Kişi sevdiği ile beraberdir . Enes (ra) diyor ki: Allah (cc) Rasûlünün hiçbir sözü bizi bu kadar sevindirmedi. Ben ki, Allah (cc) Rasûlü’nü, Ebû Bekir’i, Ömer’i çok seviyorum. Ve inşaallah diliyorum ki ahirette onlarla birlikte haşrolurum der. Başka bir rivayette Hz.Peygamber (sav) Efendimiz: “Ümmetimin hepsi cennete girecek,yalnız bana karşı çıkanlar bunun dışında kalacaklardır.” (Buhari i’tisam,2) Yine Yüce Allah (cc) “ Kim Allah’a ve Peygamberine karşı isyan eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar. Ve onun için alçaltıcı bir azap vardır.” (Nisa 4/14) buyurarak tek kurtuluşun Hz. Peygamber (sav)’in kaptanı olduğu gemiye binip o geminin birer erleri arasında kaptanla birlikte CENNETE  gitmektir.‘ RABBİ YESİR…’ Haftaya devam etmek üzere O’nu sevmek ve O’nun (sav) tarafından sevilmek dileğiyle… Görüşünceye dek hoşça kalın dostça kalın…

         
Yusuf ÇAKICI  –  Yalıhüyük /KONYA

 
Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER