Yalihuyuk.com – Konya

İslambol veya Makedonya – 3 –

Rahman olan, Rahim olan, Kahhar olan, Alim olan, Hafıd olan, Müzil olan, Hakem olan, Habir olan, Basir olan, olan Yüce Allah’ın isimleriyle üçüncü bölümleriyle başlayalım İnşallah…

10 Haziran 2007 - 20:44 'de eklendi ve 254 kez görüntülendi.
İslambol veya  Makedonya  – 3 –

Rahman olan, Rahim olan, Kahhar olan, Alim olan, Hafıd olan, Müzil olan, Hakem olan, Habir olan, Basir olan, olan Yüce Allah’ın isimleriyle üçüncü bölümleriyle başlayalım İnşallah…

Akşemddin Hz.’leri işte bizi engelleyen meczup budur. Mübarek bir zat idi. O da kendi görevini yaptı. Her gün Yarabbi benim canımı al ki İstanbul İslam’ın eline geçsin diye dua edip kendini tarihte yeni bir sayfa açılması için feda etti. Bize yani İstanbul’un fethine engel olmak istemiyordu. O yüzden Allah’tan ölümünü diledi ama o bu duayı ederken bir taraftan da görevi-ni yapıyordu. Aman gavurcuklarıma bir şey olmasın diye, bizim attığımız gülleleri tutup bize geri atarak görevini ihmal etmiyordu. Şimdi bize düşen bunu yıkayıp, kefenleyip defnetmektir. Fakat o anda Ayasofya’nın kubbesinde bir ses duyulur. O has kulu biz yıkadık. Siz onu defne-din. Orada bulunan tüm ulema ve şeyhler bu ilahi sesi işitince “Allahu Ekber” diyerek tekbir getirdiler.O zatı alıp tabuta koyarlar. Allah’ın hikmetiyle tabut kendiliğinden hareket etmeye başlar ve kendilerini bir anda tabutla birlikte eğri kapı tarafında açık bir mezarın önünde bulur-lar. Mezarın içinde mis gibi koku ile “YA VEDUD” sesleri gelir.Tabutu mezara bırakmaya çalışırken tabut kendiliğinden mezara girer. Bütün ulema ve şeyhler bunun büyük bir evliya olduğunu söylerler.Tekrar Ayasofya’ya dönüp Hz. Süleyman (as)’ın makamı olan yerde hacet namazı kılarlar. İlk Cuma namazında ise Akşemseddin  Hz. Fatih sultan Mehmet Han’ın arzusu ile imamlık görevini ifa eder. Fatih adıyla anılmaya hak kazanan 21 yaşındaki Sultan Mehmed Han, Bizanslıların alkış ve tezahüratı, Müslüman Türk askerlerinin dört bir taraftan göklere yükselen her ne kadar günümüzde “ ÇIĞLIK ” diye atfettikleri ezan ve tekbir sesleri arasında, Ayasofya önüne geldi. Bizanslıların hüngür hüngür ağlamalarından hasıl olan gürültüyü susturarak, sükûtu sağlayan Fatih Sultan Mehmet Han, Ayasofya’da şükür namazı kıldı. Yerlere kapanan ve ey ahâli, rahip ve eski Ortodoks patriğine karşı;  Kalkınız. Ben Fatih Sultan Mehmet, size ve bütün ahâliye söylüyorum ki, bugünden itibaren ne hayatınız ve ne de hürriyetiniz hususunda, benim gazabımdan korkmayınız ” söyleyişinde bulundu.( Bilinmeyen Osmanlı s.75 Prof.  Dr. Ahmet KARAGÜNDÜZ, Doç. Dr. Said  ÖZTÜRK ) 
  
Muzaffer orduyu selâmlayan mağlûplar,Akşemseddin’i hünkâr sanarak ona doğru koştu-lar ve ellerindeki çiçekleri Ak Şeyh'e uzattılar. Buyurunuz, ey âlem padişahı yüce şeyh, eliyle hünkârı işaret ederek Sultan Muhammed Han odur, ona gidiniz o zaman, genç ve muzaffer kumandan güneş güneş gülümsedi ve dedi ki; gidiniz, yine ona gidiniz. Evet, ben padişahım, ama o benim hocamdır! Bir hoca, bundan büyük saâdet hayâl edilebilir mi?… Akşemsettin (ra) şöyle buyurur du: “ Her işe besmele ile başla. Temiz ol, daim iyiliği adet edin, tembel olma, namaza önem ver. Nimete şükür, belaya sabret. Dünyanın mutluluğuna mağrur olma. Ömrüm uzun olsun dersen, kimseye kızma, eziyet etme. Kimsenin nimetine haset etme. Senden üstün olan kimsenin önünden yürüme.Tırnağını asla dişinle kesme. Çok uyumak kazancın azalmasına sebep olur. Akıllı isen yalnız yolculuğa çıkma. Gece uyanık ol, seher vakti Kur’an-ı kerim oku. Zikrin daima hamdi Hüda (Allah (cc)’ü hamd etmek) olsun. Hem Cehennem azabından endişeli ol. Hasedi terk et, kendini başkalarına medh etme. Namahreme (harama) bakma, harama bakmak gaflet verir. Kimsenin kalbini kırma. Düşen şeyi alıp (temizleyerek) yersen fakirlikten kurtulursun. Edepli, mütevazı ve cömert ol. Cünüp kimse ile yemek yemek gam verir. Yalnız bir evde yatmaktan sakın. Çıplak yatmak fakirliğe sebep olur.”
  
Yüce Rabbimizden başta Fatih Sultan Mehmet Han olmak üzere, konumuzda isimleri geçen Allah(cc) dostlarına, islam uğruna canlarını feda eden bütün şehitlerimize,şu garibin bir iki satır karaladığı şu yazıları okuyanlara, Rabbim rahmet nazariyle muamele eyleyip bizlere de şifatçi kılsın  derken; şu mısralarla konumuza noktayı koyalım inşallah…

Şahlanmaya amade küheylan,  ama meydan ele geçmez.,
Meydanları bulsan bile, FATİH gibi sultan, ele geçmez.
Fatih de, küheylanda  bulunmuş diyelim, nerde “ SITANBUL ”
Varsa ki hazır her biri, Fatih deki İMAN ele geçmez.
Bir ülke ki ruhlar barışıktır “ SANA LAZIM! ”,
Kardeşçe kucaklaşmada gayret “ BANA LAZIM ”
Dağlardan aşıp zirveye ersin diye  “ DAVA ”
Evladına tercih edecek bir “ ANA ” lazım…

görüşünceye dek hoşça kalın dostça kalın…

Yusuf ÇAKICI – Yalıhüyük / KONYA 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER