Yalihuyuk.com – Konya

Tebbet Yeda Ebi Lehebin Vetebbe

Evet nasıl başlayacağımı unuttum amma Rahman olan, Rahim olan, Ğani olan,KAHHAR olan Yüce Rabbimin sonsuz isimleriyle başlamak istiyorum. Evvela sizlerden özür dileyerek kafamın, gönlümün, yüreğimin çok sıkıldığı bir anda, bir günde bir iki satır yazıyı yazmaktan acizken Rabbim memleketimizi, milletimizi,  vatanımızı her türlü belalardan, musibetlerden, fitnelerden, insanların (pardon hayvanlaşmış insanların) kalleşliğinden muhafaza eylesin…

22 Ekim 2007 - 12:39 'de eklendi ve 173 kez görüntülendi.
Tebbet Yeda Ebi Lehebin Vetebbe

Evet nasıl başlayacağımı unuttum amma Rahman olan, Rahim olan, Ğani olan,KAHHAR olan Yüce Rabbimin sonsuz isimleriyle başlamak istiyorum. Evvela sizlerden özür dileyerek kafamın, gönlümün, yüreğimin çok sıkıldığı bir anda, bir günde bir iki satır yazıyı yazmaktan acizken Rabbim memleketimizi, milletimizi,  vatanımızı her türlü belalardan, musibetlerden, fitnelerden, insanların (pardon hayvanlaşmış insanların) kalleşliğinden muhafaza eylesin…

Asrı Saadet'e baktığımızda Hz.Ömer (ra)’dan şeytan o kadar korkardı ki Hz.Ömer (ra)’ın gittiği yerlerden kaçar kendisini gizler idi. Kim Şeytan.

Anadan, atadan, kardeşten, EVLAT’tan, sıladan yaşadığım hüznü, bu kere katlanmış olarak hissetmekte,  gene de eşe dosta belli etmemek için en azından onlara da  hüzün bulaştır-mamak için sahte gülücüklerle yaşamaktayım.

Fakat sabah saat 9.00’da katlım Rabbin kabul eylesin Kur’an’dan bir cüz okudum. Elinizi öpüp hayırlı duâlarınızı bekleyen Hüdanur kızım babacığım buyur gel kahvaltı hazır, dedikten sonra kahvaltı  sofrasına oturup hep beraber “BİSMİLLAHİRAHMANİRRAHİM” diyerek kahvaltıya başladık. Amma bu arada lokmayı yutarken boğazımda tıkalı kaldı. Çocuklar adettendir galiba,  sırtıma bir iki vurduktan sonra ben televizyonu işaret ettim, hep beraber baktık bir de ne görelim. Hakkari’de u ülkede yaşayıp da utanmadan maaş alan ve terör diyemeyenlere inat hain terör saldırısı sonucu 9 askerimiz şehit, 16 askerimiz de yaralı olan yazıları Kontv de konuşan Tarih BÜYÜKKÖRÜKÇÜ hocamda Küdüsün ehemmiyetini ve Siyonistlerin Müslümanlara yaptıkları kötülük ve zulümlerini ihtiva eden  vaazı dinlerken alt yazı olarak okuduğumuzda sofrada olan tatlı şeyler VALLAHI acıya zehire döndü. Rabbim kimseye tattırmasın bilen bilir, düşen bilir derler. Doğrudur. Bacadan duman çıkar ammaaaa  ne yanıp da dumanın çıktığına,  kimse aldırış etmez. Derken bir mesaj aldım dosttan. Şöyleki ; Muhterem hocam geçmiş bayramınız mübarek olsun derken ; “Beyaz bir gül gönderiyorum, yaprağında iman, dalında Muhammed (sav) renginde nur var… „ diye başlayanı. adını okur okumaz “ Selâm ve Salavata ”  okudum ve dedim ki o şehitler bizim inancımız gereği cennet birer kuş misalidirler. Ya Rabbi  sevgili Habibin Muhammed Mustafa (sav) hürmetine hainlerin kurmuş oldukları tuzaklarını başlarına yık bizlerde birer  muhacir olarak sizden istiyoruz diye duâ ettik. Lakin çimdeki kederi silip atamıyorum. Ve birden, hüznün kederin yaşandığı o saatte artık bana asla huzur  veremeyeceğinin farkına varıp ve oturup ağlama başladık. Rabbim o göz yaşlarımızla hangi ırktan, hangi milletten  olursa olsun vatan evlatlarımıza göz dikenleri   Tebbet süresinin şu “ Ebu Leheb'in iki eli kurusun; kurudu ya 1. ve Boynuna bükülmüş bir ip (bağlanmış) olarak. 5.” ayetlerini onların bedenlerinde dillerinde uygulasın, Rabbim bizlere silah sıkan huzurumuzu kaçıranları Tebbet süresi gibi muamele eylesin. AMİN,AMİN,AMİN!..

Ne idiğü belirsiz (yahudimi ermenimi) Barzani, Talabani gibi  affınıza sığınıyorum!… ŞEREFSİZLERİN ve devletimizin mütedeyyin insanların vergileriyle maaş alan destekçileri nerede olursa olsunlar PKK’lı teröristlerin vurduğu vatan evlatlarımızı düşündüm ve  neden bunlar, neden bunlar diye çıkamadım nedenlerin içinden!.  Ancak Şu Allah dostu olan Seyit  Ahmet Arvasî Hazretleri (ra)’ın bu veciz sözü aklıma geldi o, hüzünlü ve kederli herhangi bir konu hakkında sohbet ederken Hz. Muhammed’i her anışında, hep şunu söylerdi: “Benim hüzünler içinde kavrulan Peygamberim!”derdi. bende aynı şeyi söylüyo-rum. “ Ya Rabbi bizlere yardım eyle, evlatlarımız ölmesin vatanımız milletimiz her ne kadar sana karşı isyan etmekte ve günah işlemekte iseler de bizleri o beyinsizler yüzünden azaba sıkıntıya sokma!..” Ya Rabbi. Bir adam, kederli ve gamlıysa zihni kederine neden olan şeye takılır kalır. Düşündükçe kendisine gam ve keder veren şeyin gelmişinde geçmişinde geleceğinde ne kadar zarar varsa, ne kadar gerçek yanlış elem varsa, hayal gücünde kurar, keşfetmeye, tahmin etmeye, büyütmeye, süslemeye çalışır. Düşünür, düşündükce sıkıntısı, derdi, gamı, kederi artar. Bu düşünceleri sonucu ‘Yiğidi gam, duvarı nem çürütür’ misali kendisini yok eder.Oysa bizler böyle olmayacağız. Dik duracağız Şairin dediği gibi : 

Mehmed'im sevinin başlar yüksekte;
Ölsek de sevinin, eve dönsek de.
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte…
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir.

Gün doğmuş, gün batmış ebed bizimdir. Bütün bunlardan kurtulabilmek için, Keder ve elem veren bir şeyle karşılaşılınca Allah (cc) ’nın merhametinin büyüklüğünün  yanında Kabeyi koruyan Rabbim vatanımızı da milletimizi de ordumuzu da yurdumuzu da asrı saadette olduğu gibi melekler vasıtasıyla yardım elini uzatıp, hüzün, keder, sıkıntılı anlarımızda  bütün noksan-lıklardan münezzeh olan Allah (cc)’nın  kurtarmasını dilemeliyiz. İnsanoğlu olarak gökyüzünün  altında bulunuyoruz. Bu gökyüzünün altında ki her şey, cismen ve manen daima döner. Bu dönüşe tabi hüzün ve sevinç de dahildir. Unutulmamalıdır ki; bu gün sevinç-li ve mutlu olanlar yarın hüzünlü ve gözü yaşlı, bu gün hüzünlü ve gözü yaşlı olanlar yarın, hazlar, lezzetler içinde mutlu olurlar. İnsan, ister hüzünlü ister memnun olsun bir müddet sonra ölecektir. Amma bu şekilde kalleşçe öldürülmenin acısı çok büyüktür. Atalarımız ne de güzel demiş “ ESKİ DOST DOŞMAN OLMAZ! BEN DE DİYORUM Kİ UNUTMAYIN!  ESKİ DÜŞMAN DA DOST OLMAZ HAAAAA!.” Bazı gazetecilerin Birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğu bu günlerde bekara karı boşamak kolay diye bir söz var aynen öyle habire ülkemizi germeye sıkıntılara sokmaya değişik kanallarda telefon bağlantılarına katıldıklarını seyrettim.  Yıllardır bu ülkenin Gazi Mutstafa Kemal ATATÜRKÜ ’ün gölgesine sığınan bazı MV sorunlarını bildikleri ve bir devlet adamı içeride 5000 dışarıda 500 terörüsün olduğu beyan edilince mangalda kül bırakmayanlar sizler bugün aynı çatı altında beraberce oturduğunuz  etekli kravatlı kişilere söyleyecek bir çift sözünüz yok mu? Fakat ne acı ki bir kamerayla, bir köşeyle bu ülke kurtulmaz. Varsa elinizde bir mum onu da kalkın siz yakın!.. Gölge etme fazla ihsan istemem misali. Beyler germeyelim. Birilerinin bizim huzurumuzu kaçırmaya haklarının olmadığı gibi, ülkeyi germeye de sizlerin hakkı olmadığı kanaatindeyim. Türkiye’yi seven, Türkiye’ye dost bizden başkası yok olmadı da…Bu ülkeye yapılacak en iyi iş Türk askerimizin tanklarını, uçaklarını, eğitimlerini flaş olarak değil hainlerin cephaneliklerini, ablukaya alınmış olan terörleri, saklandıkları yerleri, evleri, destek verenleri, onların sırtından maaş alanları, LEŞLERİNİ  flaş haber olarak verinde, şehit aileleri ve bizler derin bir nefes alamım.Yoksa nefesimiz de sabrımızda tükeniyor bu da böyle biline…

Unutmayın dünyaya ait bütün kederlerden, sevinçlerden,  akrabadan, ahbaplardan, düşmanlardan ayrılması muhakkaktır.  Dünyanın hiçbir kararı yoktur. Her şeyin fani, her şeyin geçicin olduğu bilinmelidir. Bu vesileyle şehit olan askerlerimize Rabbimden af ve mağfiret-lerini , kederli ailelerinin dertlerine ortak olmayı borç bilerken,  kederli – hüzünlü olduğum için bazı nahoş  kelimeleri kullandıysan afola. Görüşünceye dek hoşça kalın dostça kalın, Milli birlik ve beraberlik içinde kalalım!…

Yusuf ÇAKICI – Yalıhüyük /KONYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER