Yalihuyuk.com – Konya

İngiltere Prensi Charles Konya’da

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in daveti üzerine Konya’ya gelen İngiltere Veliaht Prensi Charles Mevlana Müzesi'ni ziyaret etti…

27 Kasım 2007 - 14:40 'de eklendi ve 311 kez görüntülendi.
İngiltere Prensi Charles Konya’da

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in daveti üzerine Konya’ya gelen İngiltere Veliaht Prensi Charles Mevlana Müzesi'ni ziyaret etti…

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek’in daveti üzerine Konya’ya gelen İngiltere Veliaht Prensi Charles, Mevlana Müzesi ziyaretinin ardından geldiği Mevlana Kültür Merkezi’nde mehter marşı ile karşılandı.
 
İngiltere Veliaht Prensi Charles, ''Gerçekten de zaman zaman batıda bizlerin her tür amaç ve niyetimizde, gerçekliğin görünen kadar görünmeyen de bir boyutu olduğunu kavrayabilen yürek zekamızı, yani içgüdüsel niteliklerimizi terk ettiğimiz hissine kapılıyorum'' dedi. Prens Charles, Mevlana Müzesi ziyaretinin ardından, kendisine tahsis edilen otomobille eşi Cornwall Düşesi Camilla Parker Bowles ile birlikte geniş güvenlik önlemleri altında sema programını izlemek üzere Mevlana Kültür Merkezi'ne geldi.

Burada mehter takımının mini konseriyle karşılanan Prens Charles'a, Konya Valisi Osman Aydın, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve İngiltere'nin Ankara Büyükelçisi Nick Baird ve Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan eşlik etti.

Sema törenini izlemeye gelen vatandaşların üzeri Mevlana Kültür Merkezi'ne girişinde titizlikle arandı. Kadınların çantalarından çıkan makas, törpü, krem, tırnak makası gibi eşyalara da el konuldu.

Daha sonra Prens Charles ve beraberindekiler Büyükşehir Belediyesi Sema Grubu tarafından sunulan sema gösterisini izledi.

Prens Charles, programın ardından yaptığı ''Doğu ve Batı: Maneviyat Kıssaları'' başlıklı konuşmasına, Türkiye'yi ziyaret etmekten büyük memnuniyet duyduğunu belirterek başladı.

Türkiye'yi son ziyaretinden bu yana 3 yıl bile geçmediğini ifade eden Charles, ''Bu kez ziyaretime ülkenizin kültürel ve tarihi mirasını bir parça da olsa görebilmesi için sevgili eşimi de beraberimde getirebilmiş olmaktan büyük sevinç duymaktayım'' dedi.

Türkiye'nin uluslararası sahnede her geçen gün daha çok yer aldığını vurgulayan Prens Charles, şöyle konuştu:

''Türkiye'yi, Orta Doğu'daki barış süreci de dahil hayati öneme sahip küresel önceliklere destek vermek amacıyla uluslararası camia ile yakın ilişkiler içinde görmek son derece sevindirici. Belki Türkiye'nin diğer uluslararası başarılarından oluşan uzun listeden bahsetmenin yeri burası değil, ama Afganistan'da barış ve istikrarın sağlanması için yerli halk ile bir arada çalışan Uluslararası Güvenlik Destek Kuvveti'ne yapmış olduğunuz güzide başkanlığı burada özellikle belirtmeden geçemeyeceğim.''

Mevlana Celaleddin Rumi'nin son dünyevi mekanı olan Konya'da ölümünün 800. yılında rahmetle anıldığını belirten Prens Charles, şöyle devam etti:

''Mevlana Hazretleri'nin eserlerine batı dünyasında büyük ilgi duyan çok sayıda kişinin olduğunu görmek beni son derece etkiliyor. Kendimi, bu kimselerin bir şekilde kendi hayatlarında eksikliğini hissedip Mevlana'nın şiirsel maneviyatında buldukları şeyin ne olduğunu sorgulamaktan alıkoyamıyorum. Belki de bu hepimizin hissettiği ancak Mevlana'nın son derece iyi bir şekilde anlayıp aktardığı yüreklerimizdeki o özlem olabilir mi? Ya da varlıkların dışa dönük ifadesiyle dolup taşmış bir dünyada, eserlerinin kendimizle çelişen bir şekilde hepimizin halen önemli olduğunu hissettiği ruh yolumuzu aydınlatmak için iç dünyamıza parlak bir ışık yansıtması mıdır bizleri çeken? Ya da hem yüreklerimizi hem de zihnimizi kendisine sürükleyen öngörüsünün evrenselliği, mukaddes olanı algılayışı mıdır? Bizlere hatırlattığı gibi (kandiller farklı olsa da ışık aynı ışıktır, ışığa odaklanırsan bu fani bedene miras ikiliğin ötesini de görürsün)''

''YÜREK ZEKAMIZI TERK ETTİĞİMİZ HİSSİNE KAPILIYORUM''

İnsanları Mevlana'ya çeken her ne olursa olsun, hayata batılı yaklaşımın, bunun aksine parçalayıcı ve yanlı, hatta çoğu zaman bütünden çok parçayla, içselden çok dışsal olarak tamamlanabilecek bir gerçeklikle ilgilenir hale geldiğini dile getiren Charles, şunları kaydetti:

''Gerçekten de zaman zaman batıda bizlerin her tür amaç ve niyetimizde, gerçekliğin görünen kadar görünmeyen de bir boyutu olduğunu kavrayabilen yürek zekamızı yani içgüdüsel niteliklerimizi terk ettiğimiz hissine kapılıyorum. Belki de bunu, olmasaydı yok olmaya karşı çok daha savunmasız hale geleceğimiz, Tanrı'nın bize verdiği duyulardan biri olan altıncı his olarak da adlandırabiliriz. Tabii ki bu parçamızı tekrar bütünleştirebilmemiz, böylece bize meydan okuyan sınamalarla yüzleşebilmek için ihtiyaç duyacak olduğumuz bütünlük hissini yeniden oluşturabilmemiz gerekmektedir.''

Dünyanın dört bir yanındaki tüm halklar için batıda gerçekleştirebildikleri bütün güzel şeylerin içerisinde yüzyıllar boyunca doğunun kendileri için bir ilham kaynağı olduğunu ve kendilerine evrensel gerçekleri öğrettiğini kabul etmeleri gerektiğini dile getiren Charles, ''Örneğin büyük şairimiz Tennyson, kendisinden kısa bir süre sonra gelen ve Kur'an-ı Kerim'i 14 farklı şekilde ezberlemiş olan Attar'ın öğrencisi Fars şair Şirazlı Hafız'dan çok etkilenmişti'' dedi.

Charles, 19. yüzyılın batılı şairlerinin birçoğunda da benzer etkiler görüldüğünü vurgulayarak, büyük Alman Şairi Goethe'nin Hafız-ı ''Ruhani Usta'' olarak adlandırıldığını kaydetti.
 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER