Yalihuyuk.com – Konya

Kurban (Uhdiyye) -1-

Rahman olan, Rahim olan, Hadi olan, Bedi olan, Reşid olan,Vedud olan Yüce Allah (cc)’ın isimleriyle başlayalım inşaallah…

10 Aralık 2007 - 0:11 'de eklendi ve 204 kez görüntülendi.
Kurban (Uhdiyye) -1-

Rahman olan, Rahim olan, Hadi olan, Bedi olan, Reşid olan,Vedud olan Yüce Allah (cc)’ın isimleriyle başlayalım inşaallah…

Hz. İbrahim (as), Nemrud tarafından ateşe atıldığında canı ile, Hz.İsmail (as)’i kurban etmesi emredildiğinde evladı ile, ovaları kaplayan bütün sürülerini bağışlamakla da malı ile imtihan edildi.Üç imtihanı da kazandı. Kur'an-ı Kerimde,Yüce Allah (cc) “Çocuk büyüyüp yanında koşacak çağa erişince bir gün ona; Evladım, dedi, ben rüyamda seni boğazlamaya giriştiğimi   görüyorum, nasıl yaparız bu işi,sen ne dersin bu işe!”,“ Oğul babacığım! Dedi, hiç düşünüp çekinme, sana Allah (cc) tarafından  ne emrediliyorsa  onu yap, İnşallah Allah (cc)’ın izniyle benim de sabırlı, dayanıklı biri  olduğumu göreceksin! dedi.”, “Her iki de Allah (cc)’ın emrine  teslim olup, İbrahim oğlunu şakağı üzerine yatırınca ona şöyle nida ettik.“İbrahim rüya-sına sadık kalıp onun gereğini yerine getirdin.Onu kurban etmekten sizi muaf tuttuk.” buyurmaktadır.(Kur’an-ı Hakim ve açıklamalı meali Prof. Dr. Suat YILDIRIM Saffat 37/102.105)
  
Hz.İbrahim (as) oğlu Hz.İsmail (as)’in endamındaki cemal ve kemalini görünce, babalık sevgisi ile oğluna karşı muhabbet uyanır. Bu huzur ve rahatlık içinde uyur. Rüyada, oğlu Hz. İsmail (as)’i kurban ederken görür. Hanımı Hz. Hacerin yanına gider. Ey Hacer, gözümün nuru oğlum İsmail (as)’e en iyi elbisesini giydir, saçını tara, bazı rivayetlerde ellerine kına yak da vardır. Onu bir dostun ziyaretine götüreceğim, bir bıçak ve ip de bırak. Hacer annemiz Hz. İbrahim (sa)’e bıçak ve iple bu nasıl misafirliğe gidiş? Belki Allah (cc) bize bir koyun verir. İblis, bunu duyunca, bana iş düştü diyerek Hz. Hacerin yanına gelir. Ey Hacer, İbrahim (as), İsmail (as)’i nereye götürdü? Ziyarete. Hayır, kurban etmeye…Nasıl olur? Bir baba, oğlunu kurban eder mi? Ama (Rabbim emretti) diyor. Eğer Allah (cc) emretmişse, Ona bin can feda olsun.İblis, bu sefer Hz.İbrahim (as)’e gidip der ki: Oğlunu nereye götürüyorsun? Ziyarete. Hayır kurban edeceksin, o rüya şeytanidir. Hayır, gördüğüm rüya Rahmani idi. Oğlunu kesmene gönlün razı mı? Ey şeytan, şunu yakinen bil ki, dünyadaki herkes benim evladım olsa ve Rabbim hepsini kurban etmemi emretse, hepsini kurban ederim. Şeytan, Hz.İbrahim (as)’den ümidini kesip, Hz.İsmail (as)’ in yanına gelir.Ey İsmail, nereye böyle? Ziyarete. Hayır baban, seni kese-cek. Beni niçin kesecek? (Rabbim emretti) diyor.Eğer Allah (cc) emretmişse, bin canım dosta feda olsun. İblisin vesvesesi bitmeyince Hz. İsmail (as), babasına der ki: Bu beni rahatsız ediyor. Ona taş at, uzaklaşsın.Taş atıp Minaya geldiklerinde, Hz.İbrahim (as) oğluna der ki; Canım yavrum, başımızda bela var. Bilemiyorum niçin had cezasına müstehak oldun? Babacığım, bu sözden kan kokusu geliyor. Oğlum, rüyada, seni boğazladığımı görüyorum. Ne dersin? Hani derlerya “ İNSAN SİTEM KAMÇISINI YEMEDİKÇE KIMILDAMAZ ” aynen öyle Babacığım, sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın. Mina tepeleri, her zamanki sessizliğini muhafaza ederken, insanlığın tanıdığı en mübarek ve en mukaddes fedakarlık örneğine şahit olmaktaydı.Hz.İbrahim (as) uzun yıllar sahip olmadığı ve yıllar yılı yaptığı duâların karşılığı olarak kendisine bahşedilen oğlunu Rabbisine kurban olarak takdim ediyordu.
  
Hz.İbrahim (as) başımı vermek benim için bir an sürer. Ama kendi elinle oğlunu kurban etmek, gönlüne zor ve ağır gelebilir. Deyince Hz.İsmail (as) babacığım sizden üç arzum var. Birincisi, ellerimi ve ayaklarımı sıkı bağla! Yavrucuğum, dosta giderken ağlayıp, feryat edil-mez. belki yüreğiniz dayanamaz, elimi, ayağımı oynatır da seni üzerim. İkincisi,  beni yüzü koyun yatır, yüzümü görme, ben de yüzünü görmeyeyim ki, belki coşarım da, senin babalık sevgin harekete gelir, ikimiz de, emri yerine getirmekte kusur ederiz. Üçüncüsü, annem beni göremeyince dayanamaz, onu teselli et ve iyilikte bulun.  Melekler de ağlamıştı, Hz. İsmail (as)’ ın bu ağlayışına. Sizler ağlamazmısınız dostlar…Ve taki dağlar, taşlar, kurtlar, kuşlar bu manzaraya ağlamışlardı…Nihayet babası, bıçağı boğazı üzerine koyunca, oğlu güler. Yavrucu-ğum, bu halde iken niçin gülüyorsun? Gördüm ki bıçakta BİSMİLLAH yazılı, dostun ismi yazılı olan bıçak, nasıl  dostu keser? Hz. İbrahim (as), olanca kuvveti ile bıçağı çakar, bıçağın ağzı döner ve kesmez. Kızıp, bıçağı yere çalar. Bıçak Allah (cc) emriyle dile gelip der ki; Bana niçin kızıyorsun  sana kes diye emreden, bu sefer de bana  kesme diye emrediyor.O zaman şu lütuf nidası erişti: (Ey İbrahim, gerçekten rüyana sadakat gösterdin. Güzel amel işleyeni işte böyle mükafatlandırırız. Bu açık bir imtihandı. Oğluna karşılık ona büyük bir kurbanlık koç fidye verdik) Hz. İbrahim (as), gökten inen koçu yakalayınca, oğlunun bağlarının çözüldüğünü görür.Yavrucuğum, bağlarını kim çözdü? Ey baba beni,ölümden kurtaran dost bağlarımı çözdü. Ey oğlum, şimdi duâ et, ne istersen Allah (cc) kabul eder. Hz.İsmail (as) şöyle dua etti: (Ya Rabbi, Kıyamette, mümin olan herkesi mağfiret eyle!) diye duâ ettikten sonra rivayete göre (Bütün müminleri mağfiret ettim ve bağışladım) müjdesi geldi. (R.Nasihin) Haftaya devam etmek üzere hoşça kalın dostça kalın!.. “ SEVDİKLERİNİZE GÜL VERİN eğer GÜL veremiyorsanız GÜLÜVERİN ” Bari!..

Yusuf ÇAKICI – Yalıhüyük /KONYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER