Yalihuyuk.com – Konya

Çanakkale geçildi mi?

Ecdadımız “Çanakkale geçilmez” sözünü dağlara taşlara kanıyla yazmışlardır.

Son yıllarda Çanakkale şehitlerini anmalar, yıl dönümlerini yâd etmeler daha çoğaldı, daha canlı hale geldi. Çanakkale’ye seferler düzenleniyor, hemen her vilayette paneller, konferanslar, slâyt gösterileri, programlar yapılıyor.

13 Mart 2008 - 22:23 'de eklendi ve 277 kez görüntülendi.
Çanakkale geçildi mi?

Ecdadımız “Çanakkale geçilmez” sözünü dağlara taşlara kanıyla yazmışlardır.

Son yıllarda Çanakkale şehitlerini anmalar, yıl dönümlerini yâd etmeler daha çoğaldı, daha canlı hale geldi. Çanakkale’ye seferler düzenleniyor, hemen her vilayette paneller, konferanslar, slâyt gösterileri, programlar yapılıyor.

Şirin ilçemiz Yalıhüyük’te de Çanakkale ile ilgili programlar skeçler yapılıyor. Hatta bu yıl bir ilk olarak Yalıhüyük Çok Programlı Lisesi öğretmenleri ve öğrencilerinin çıkaracakları Çanakkale Gazetesi var. Bana da bu gazetede yayin yönetmenliğini layık gördüler. Kendilerine teşekkür ediyorum.

 

Çanakkale denildiğinde bu asil Milletin Kanıyla nasıl bir tarih yazdığı yeni nesillere muhteşem bir örneğidir.

 

Çanakkale savaşlarının öncesi sonrası bize bıraktıkları, çıkarmamız gereken sonuçları Çanakkale ile ilgili yazılan yazılardan alıntı yaparak şu şekilde özetleyebiliriz.

 “Kahramandır soyumuz bize kefen biçilmez. Düşmana öğüttür Çanakkale geçilmez.” 

1914 senesinde birinci dünya savaşının başlamasıyla itilaf devletlerinin başını çeken İngiliz ve Fransızlar hasta adam kabul ettikleri Osmanlıyı Anadolu’dan söküp atmak için olanca güçleri ile Çanakkale’ye saldırırlar. Yaklaşık 14 ay süren tarihin en kanlı savaşında Osmanlı 250 bin askerini şehit verir, düşman tarafı da 280 binden fazla kayıp vermiştir.

 

Çanakkale de bugün toprağın altında yatan üstünde yaşayandan daha fazla olduğu kabul edilir. Düşman askerinin son model silahlarına karşılık Mehmetçiğin elinde su borusundan yapılma çakaralmazlar vardır. İngilizler Türk askeri üzerine gaz bombaları atarlar müttefikimiz olan Almanlar bizde de aynı bombadan var bizde onlara kullanalım diye ısrar ederler fakat Türk subayları bunu insani bulmazlar gaz bombası kullanılmasına izin vermezler.

 

O kadar mermi atılır ki metre kareye altı bin mermi düşer, mermiler havada birbirine değerler.

 

Anafartalar gurup komutanı Mustafa Kemal’in anlatımı ile askerlerimizin cephede düşmanla mesafesi sekiz metre idi. Öndeki ölenleri görüyorlar üç beş dakika sonra ölüm sırasının kendilerine geleceğini bildikleri halde yine ölüme koşuyorlardı. Bilenler Kuranı kerimi okuyor bilmeyenler şahadet getiriyorlardı.

 

Seyit çavuş normal zamanda kaldıramadığı 276 kiloluk top mermisini savaşın en yoğun anında tek başına kaldırıp namluya sürüyor ve üçüncü atışında İngiliz gemisini tam orta yerinden vurarak boğazın sularına gömüyordu. Komutanların mükâfat olarak ne istersin ısrarına günde tayin olarak verilen bir peksimet ile doyamıyorum iki peksimet isterim diyor fakat arkadaşlarının tek tayinle idare ettiklerini görünce iki peksimet almaktan vazgeçiyordu.

 

Annesinin saçına kına yakarak savaşa gönderdiği Yozgatlı Hasan veya Zileli Murat anne başıma kınayı niye yaktın komutanım soruyor diye mektup yazıyor. Gelen cevapta annesi; oğlum bizde adettir gelinlere kına yakarız ailesine, çocuklarına kurban olsun diye, kurbanlık koçlara kına yakarız Allah’a kurban olsun diye, askere gönderdiklerimize kına yakarız vatana kurban olsun diye cevap veriyor. Soruyu soran cevap gelene kadar kurban oluyordu.

 

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün yüz binlerce şehit dedelerimiz bu vatanı bize böyle emanet etmişler. Peki, biz bu emaneti koruyabiliyor muyuz? Yine Çanakkale geçilmez diyebiliyor muyuz? Yoksa gelene buyur mu diyoruz? Şimdi Çanakkale ruhunu aramaya çıktık kendi ruhumuzu kaybettik Çanakkale’yi, şehitleri unuttuk, düşmanlar üzerimize oynadıkları oyunları, felaketleri unuttuk, biz hafızamızı kaybettik. Şimdi bu unuttuklarımızı, kaybettiklerimizi arıyoruz. Bugün vatanımız o günden daha az tehlikede değil. Bugünde yine İngilizlerin, Fransızların ve batının desteği ile içimizdeki hainler Vatanımızı parçalamak istiyorlar.

 

Yurdumuz bir baştan bir başa misyoner işgali altında bugün apartman altlarına kiliseler açılıyor, gençlerimizi parayla iş vadiyle ile kandırılarak Hıristiyanlaştırılmaya çalışılmıyor mu?

 

Sahillerimiz, fabrikalarımız, madenlerimiz, kar getiren şirketlerimiz özelleştirme adıyla yabancılar tarafından yağmalanmıyor mu?, sırada oto yollarımız ve köprülerimiz varmış satılacak, artık siz karar verin Çanakkale geçilmez mi? Yoksa geçildi mi?

Her şeye rağmen Ben Türk’üm diyen herkesin Çanakkale ye gitmesini önemle tavsiye ediyorum. Orada kanla tarih yazan ecdatlarımızın manevi huzurunda dua etmesini gerekli dersi çıkartmasını cani gönülden arzu ediyorum.

 

Çanakkale’de Dumlupınar’da İstiklal savaşında velhasıl vatanın her köşesinde can vermiş Mehmetçiklerimizi rahmet ve minnetle anar aziz ruhları şad olsun .

 

Saygılarımla…

 

Fatih Atalay

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER