Yalihuyuk.com – Konya

‘Ölü’diyen mi var?

Rahim olan Rafid olan,  Müzill olan, Kaviy olan, Selam olan, Kahhar olan Yüce Allah’ın isimleriyle başlayalım inşallah…

23 Temmuz 2011 - 9:44 'de eklendi ve 242 kez görüntülendi.
‘Ölü’diyen mi var?

Rahim olan Rafid olan,  Müzill olan, Kaviy olan, Selam olan, Kahhar olan Yüce Allah’ın isimleriyle başlayalım inşallah…

Kıymetli kardeşlerim malumunuz olduğu üzere 13 Şehid haberi ve Şehitlerin Cennet makamlarına uğurlandıkları günün akşamı da Berat Kandiliydi. Şehitlik: “Allah yolunda, dini, canı, malı, namus ve şerefi, vatan ve milleti uğrunda ölenlere denildiğinden onlar gerçek vatansever evlatlar olduklarından dolayı bu gecede beratını de alarak, Bakara Suresinin 154. Ayetin mealinde Yüce Allah (c.c.) “Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) de ölüler demeyin. Hayır, onlar ölü değil diridirler, ama siz bunu hissedemezsiniz, sezemezsiniz.” Şerefine nail olmuşlardır.
  Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz de; “Hiç kimse Cennet’e girdikten sonra bütün dünyaya sahip olsa bile tekrar dünyaya  dönmek istemez, yalnız şehitler kendilerine verilen nimetler sebebiyle dünyaya dönüp on defa şehit olmayı arzu ederler.” (Buhârî, Cihad,) Buyurarak onların ölü değil diri olduklarını bizlere hatırlatmaktadır. Başka bir Hadisi Şerifte ise; “ Şehit ölüm acısını hissetmez.” Buyurarak o yüksek ve âli makamı bizlere sevdirtmektedir.
  Bu güzelim ülkenin kimliği, havası, suyu ile yaşayan herkesin vicdanını sızlatan bu terör belasından, terörü besleyen, terörün bitmesini istemeyen (özür dilerim) kanı bozuklar, bile bile ölüme götüren hainler, Aktütün ve daha nice şaibeli ölümlerin arkasındaki hainlerden,  milleti kurtarmak için, başta devletimizi yönetenlerin hemen hiç durmadan Namaz kılıyor diye, eşi başörtülüdür diye, Samanyolu’nu, kanal 7’yi izliyor diye hak etmedikleri gerçek Mehmetçiklere cezayı reva görenler bu kadar evladımızın acısını çekenlere bir mükâfat olarak en sert ve ağır cezayı vermeleri gerekir. Aksi halde vatan sağ olsun nidaları, şehitler ölmez vatan bölünmez kuru sıkı laflarıyla bizler zaman geçirirken,  birileri gelir bizleri ağacın kurdu gibi kemirir, böler, yer bitirir Allah (c.c.) muhafaza…
 Böyle mübarek bir gecenin arifesinde evlatlarını açlıkla, kıtlıkla, yoklukla büyütüp vatanın milletin namusunu korumak için davullu zurnalı askere gönderen anne babalarına acı telefonun yanı sıra acı kapı zilinin çalınıp şerefli oğlunuz şerefsizler tarafından şehit edilmiştir. Başınız ve başımız sağ olsun demekle bitmez bu acılar. Bu acıları tadanlara sormak lazım çünkü acı ve kederi ancak tadan bilir… Dostlar. Rabbim hiç kimseye vermesin…
 Ya Allah bismillah Allah (c.c.)’u Ekber diyenlerin yanı sıra kanun koyanlar iyi bilsinler ki; Yüce dinimiz İslam Vatan için bayrak için canlarını seve seve feda edenlerin ölmeyeceğini ve hatta kendi ailesine şefaat edeceğini biz Müslümanlara İrad etmektedir. O zaman ne yapmamız lazım, caydırıcı çok ama çok sert fiili tepkiler vermenin zamanı, canileri beslemeye başlandığı günden beri gelmiş ve geçmektedir.
 *  Çocuk bana taş atacak, ben onu besleyeceğim…
 *  Babası anası benim ülkemi koruyacak, onlara tokat atacak…
  *  Devlete ait işmakinalarını, halkın kullandıkları otobüsleri, işyerlerini yakacaksın…
 * Devlete haince bakacaksın, devletin verdiği öğrenci parası, tarla parası, mazot parasını alacaksın…
  *  Bunları düşünmezken…
  * Gelip Hz. Ömer (r.a.)’hın Devletin mumunu söndürüp sonra selamı almış… Kıssasını anlatacaksın…
  * Birleştiricilik şuurunu veren Cuma namazlarını Allah (c.c.)’ın evleri varken çöplüklerde ayrımcılık tohumlarını ekerek kılıp veya ne olacak canım kaza bile ederiz diyen şak şakçı güruhçulara…
  * Sözüm o sahteciklere, Cahiliye asrında olduğu gibi şimdilerde de ‘Darun Nedve’lerde, kaddafiyi beğenmezken kaddafi çadırını mesken edinip haince planlar kuranlara artık, birilerinin çıkıp; Yok, öyle üç kuruşa beş köfte… Demenin zamanı geldi ve geçmiş bile…
  Unutmayalım ki; Duyarsız kalınırsa yılan ile Çobanın kıssasını okur okur ya ağlar veya güler geçeriz. Unutulmamalıdır ki; Beden ile ruh, ampul ile elektrik gibidir. Ampul kırılınca elektrik yok olmuyor ve var olmaya devam ediyor. Biz onu görsek de görmesek de inanıyoruz ki, elektriğin hala mevcut olduğuna. Dolayısıyla Şehitlerimizde aynen bunun gibi, insan ölmekle ruh vücuttan çıkıyor. Fakat var olmaya devam ediyor. Cenab-ı Allah Ruh’a münasip daha güzel bir elbise giydirerek, kabir âleminde kıyamet sabahına kadar yaşamını devam ettiriyor.
  25–30 yıldır terörün acılarını iliklerimize kadar hissettiğimiz halde, Kur’an-ı Kerimin Maide Suresinin 45. Ayetinde Yüce mevlamız ne de güzel buyuruyor:  “… Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş kısas edilir… Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenler, zalimlerin ta kendileridir.” buyurduğu halde nedense her yeni saldırıda nasıl cevap vereceğimizi bilememek tuhaf değil mi?
  Ve birliğimizin sembolü Ay Yıldızlı Bayrağın, Milli Marşımızın nifakçı ve  N….çıları… Bunlara çanak tutan neidüğü belli olmayan azınlıklar… Ateş düşmeyen ocak, acımayan yerimiz kaldımı bi düşünün? Ağlama dilinin Türkçesi, Kürtçesi, Lazcası, Yunancası yoktur herhalde… Varsa! Bulup getirin… Zannımca ağlamak ağlamaktır. Türk, Kürt ve Laz kültüründe Rengi, ırkı olmaz ağlamanın. Olsa olsa İbrahim (a.s.) nemrut tarafından ataşe atılınca Allah’ı Peygamberi, İnsanlığı sevenler bir yudum su da olsa karınca misali, su taşımaya koyulanların safında olursak, kurtuluşa ermiş oluruz. Aksi halde; nemrut gibi gark olup giderler… Unutulmamalıdır ki; müşterek olarak maddi ve manevi sembollerimizin altında nefreti, kini ortadan kaldırmak için bu ülkede yaşayan herkesin, ama herkesin boynunun borcudur. Tabiri caizse her ferde farz’dır. Ne acı ki; mateme – sıkıntıya tabi olanlara, ayrılığın ve hasretin uğradığı, Kerbela’sı oldu her yer Maalesef…
  Herkesin ama her vicdan sahibi (vicdansızlara sözüm yok…) olanların yeter Artık, demeleri için, herkesi, her şeyin sahibi Yüce Allah (c.c.)’tan ıslahları… Veya kahrolmaları için canı gönülden dualar etmeye davet ediyorum. Mevla şehitlerimizin makamlarını yüceltsin ve bütün Milletimize, kederli ailelerine güç ve sabrı cemil ihsan eylesin! Âmin.
  Görüşünceye dek hoşça kalın dostça kalalım…
                     

                       Yusuf ÇAKICI
                   Yalıhüyük / KONYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER