Yalihuyuk.com – Konya

Sabah namazının fazileti

Kıymetli okuyucularım, bu yazımda sizlere sabah namazından bahsetmek istiyorum.

28 Mart 2012 - 6:34 'de eklendi ve 263 kez görüntülendi.
Sabah namazının fazileti

Kıymetli okuyucularım, bu yazımda sizlere sabah namazından bahsetmek istiyorum.

Hepimizin malumu olduğu üzere namaz biz mü’minler için vazgeçilmez bir ibadettir. Bununla beraber özellikle sabah namazının önemi daha çoktur. Çünkü sabah namazında kişinin uykusundan fedakârlığı söz konusudur. Düşünün soğuk bir kış günü sıcacık yatağından kalkacaksın, abdest alacaksın, camiye gideceksin veya evde kılacaksın, tüm bunlar insan nefsine ağır gelen işlerdir. Dolayısıyla sabah namazının önemini de bir kat daha artırmaktadır.
Peygamberimiz (sav)in, sabah namazı ile ilgili olarak birçok hadisleri mevcuttur onlardan bazılarını sizlere aktarmak istiyorum.
Ebû Mûsâ radiyallahü anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah(sav) şöyle buyurdu:
“İki serinlik namazını, sabah ve ikindiyi kılan kimse cennete girer “
(Buhârî, Mevâkît 26; Müslim, Mesâcid 215)
Maalesef genel olarak sabah namazları için camiye giden kardeşlerimizin de çok iyi bileceği gibi, bu önemli vakitte camiler deki cemaat sayısı yok denecek kadar az olduğu gibi, sabah namazı vaktinde ışıkları yanan evlerimizin sayıları da çok azdır. Tüm bu veriler bizlere şunu gösteriyor ki, bugünün müslümanı sabah namazı konusunda duyarsızdır.
Bu hadisi şerif bize, sabah namazı ile beraber ikindi namazının da önemini anlatıyor. Yukarıda da belirttiğim gibi bu iki vakitte de fedakârlık vardır. Sabah namazı uykudan fedakârlığı gerektirirken, ikindi namazı ise, işten ve ticaretten dolayısı ile kazançtan fedakârlığı gerektirmektedir.
Ebu Hureyre (ra)den rivayet edilen diğer bir hadisi şerifte; Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:
“İnsanlar ezan okumanın ve namazda birinci safta bulunmanın ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, sonra bunları yapabilmek için kur’a çekmek zorunda kalsalardı kur’a çekerlerdi  Şayet camide cemaate erken yetişmenin ne kadar faziletli olduğunu bilselerdi, birbirleriyle yarışa girerlerdi  Eğer yatsı namazı ile sabah namazındaki fazileti bilselerdi, emekleyerek ve sürünerek de olsa bu iki namaza gelirlerdi
(Buhârî, Ezan 9, 32, Şehâdât 30; Müslim, Salât 129  Ayrıca bk  Tirmizî, Mevâkît 52; Nesâî, Mevâkît 22, Ezân 31)
Bu hadisi şeriften anlıyoruz ki; İslam’ın itikat ve amel esaslarını bünyesinde toplayan ezan İnananları ibadete, inanmayanları islama çağıran bir ibadettir. Pek çok faydaları vardır.
Müezzinlik ise, ecri çok büyük olan hayırlı bir amel olup, peygamberimiz tarafından teşvik edilmiştir.
Camide ilk safta bulunmanın ecri büyüktür. Erkenden gelerek, ilk saflarda namaz kılmaya çalışmak sünnette teşvik edilmiştir.
Bu ve benzeri hadislerden de anlıyoruz ki, sabah ve yatsı namazlarında camiye gitmenin önemi çok büyüktür, çünkü bu iki vakit münafıklara ağır gelen namazlardır.
Cündüb İbni Süfyân radiyallahü anh’den rivayet edilen başka bir hadisi şerifte Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:
“Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himayesindedir  Dikkat et, ey Âdemoğlu! Allah, bizzat himayesinde olan bir konuda seni sorguya çekmesin “
(Müslim, Mesâcid 261–262  Ayrıca bk  Tirmizî, Salât 51, Fiten 6; İbni Mâce, Fiten 6)

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edilen başka bir hadiste, Nebî(sav) şöyle buyurdu:
“Kim sabah akşam camiye gider gelirse, her gidip gelişinde Allah Teâlâ o kimseye cennetteki ikramını hazırlar “
(Buhârî, Ezân 37; Müslim, Mesâcid 285)
Yüce dinimiz islam cemaat dini olduğu için özellikle namazlarda cemaati teşvik etmektedir. Cami ve mescitlere gidiş gelişlerde atılan adımların karşılığında Rabbimiz günahlarımızı sileceğini peygamberimiz vasıtası ile bizlere müjdelemiştir.

Osman İbni Affân (ra)ın rivayet ettiği bir hadiste, Resûlullah(sav)buyurdu ki;
“Yatsı namazını cemaatle kılan kimse, gece yarısına kadar namaz kılmış gibidir  Sabah namazını cemaatle kılan kimse ise bütün gece namaz kılmış gibidir” 
(Müslim, Mesâcid 260 )
Bu hadisten de anlıyoruz ki, Sabah ve yatsı namazlarını cemaatle kılan kimse, sanki bütün geceyi namazla geçirmiş gibi sevaba nail oluyor.
Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah(sav) şöyle buyurdu:
“İnsanlar yatsı namazı ile sabah namazındaki fazilet ve sevabı bilselerdi, emekleyerek bile olsa mutlaka camiye, cemaate gelirlerdi ”
(Buhârî, Ezân 9, 32; Müslim, Salât 129  Ayrıca bk  Tirmizî, Mevâkît 52; Nesâî, Mevâkît 22, Ezân 31) Yine Ebû Hüreyre(ra)tan rivayet edilen değer bir hadiste, Resûlullah(sav) şöyle buyurdu:
“Münafıklara sabah ve yatsı namazından daha ağır gelen hiçbir namaz yoktur  İnsanlar bu iki namazda ne kadar çok ecir ve sevap olduğunu bilselerdi, emekleyerek de olsa cemaate gelirlerdi “
(Buhârî, Mevâkît 20, Ezân 34; Müslim, Mesâcid 252  Ayrıca bk  Ebû Dâvûd, Salât 47; Nesâî, İmâmet 45; İbni Mâce, Mesâcid 18)
Hadisi şeriflerden de açıkça anlaşılacağı üzere sabah ve yatsı namazlarının riya için kılınması çök zordur. Bu yüzden sabah ve yatsı namazlarında münafıklar bulunmazlar.

Yukarıda anlatmaya çalıştığım hadisi şeriflerde bize gösteriyor ki, mü’min öncelikle beş vaktini eda etme konusunda çok hassas olmalı, bununla beraber özellikle sabah namazı konusundaki peygamberimizin uyarılarına kulak vermeli,
 bunun için dikkat etmemiz gereken bazı hususlar var.
Öncelikle erken yatmalı, eğer nefsimize hoş gelen ancak dinimizin tasvip etmediği programlarla televizyon başında vaktimizi boşa harcar, gece yarılarına kadar yatmazsak, bu kimsenin kolayca sabah namazına kalkması mümkün değildir. Böyle kimseler sabah namazını kılsa bile güneşin doğuşuna yakın bir zamanda anca yetiştirebilir. Rahat rahat huzur içinde ihlâs ve takva üzere bir namaz kılması zordur.
Rabbimden, huzur içinde, samimiyet ve ihlâsla kılacağımız namazlar temini ediyorum.
Selam ve dua ile.27.03.12

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER