MB Automobile
Kullanıcı
 Prof
| Gönderilenler: 91 |  |
|
Bayrak "Özel" Yazısı,Okumanizi tavsiye e - 01/02/2008 12:33
Ali Hakkoymaz
-G/ünlü/k siyasetle - uzaktan yakından- alakası yoktur!-
1 BAYRAK : İçerden dışarıya dalgalanan;dışardan içeriye değil. BAYRAK :İçimizde dalgalanan… "neyse, o." BAYRAK :"Türkçem, benim ses bayrağım!" Fazıl Hüsnü Dağlarca BAYRAK (ŞAİRİ) : Arif Nihat Asya. BAYRAK : Alem,simge,sembol,üslup,t/arz,biçim,(itinalı) seçim…
2
BAYRAK : Arif Nihat Asya: "Senin dalgalandığın yerde ne korku ne keder!"der. O zaman, o bayrağın altında "göğsümüzü gere gere" gezebilmeli değil miyiz? (O bayrağın altında alnımız secdedeyken şehitlerin kokusunu da almaz mıyız!)
O bayrağın altında Ayasofya'nın mahzun, küskün durması… o bayrağı üzmez mi! (Akif'in ,yeter ki kaşlarını çatma; kurban olayım, dediği hilal, bizi "esir" görürse, kaşlarını çatmaz mı!)
3
Bayrak nedir, ha?!
Anlı şanlı dalgalanması…Anlı şanlı yiğitlerin "toprağa" düşmesinden sonra değil mi? (O; dalgalanmasına baksın, biz "dalga"mıza bakalım, diye mi adım başı dalgalanır bayrak/lar!) O bayrakta Sütçü İmam'ın da adı yazmıyor mu, ha! Kim, Sütçü İmam? Bildiğimiz "sütçü" adam(!) İşinde gücünde… Ama göğsüne "namahrem el" değmiş ülkenin…İşgalci, mahrem-namahrem tanır mı! Çekmiş mi… çekecek mi olmuş… kız kardeşimin örtüsünü… (Çektiği gibi silahını… o "menhus fotoğraf"ı paramparça edivermiş.)
"Saf" zannetmişler Sütçü İmam(lar)ı…(Evet,saf; su katmadan sattığı süt gibi.)Ve simge olmuş Sütçü İmam. (Eee! Bolu Beylerinin olduğu yerde Köroğlular da olur. Su uyur;düşman uyumaz. Düşmanın, şeytanın uyumadığı yerde "uyanık" olunur ki..ödenemeyecek faturalar, nakledilemeyecek "hatıra!"lar "yarınlara" kalmaya!)
İşgal, ha!? Bacımın örtüsüne el atarsın, ha! Sütçü İmam'ın direnişi "simge" olmuş. "Allah, Allah!" sedaları dalgalandırıvermiş bayrağımızı…
4 Ağlama sen de ey kızımız! Sütçü İmamların yadigarı… Bin türlü nazımız, ağlama! Öyle bir "ay"ımız, yıldızımız, öyle bir "simge"miz var … var ki… Bak, gözlerim dolu/ktu benim de! Bayrağı bez parçası görenler, Çanakkale'de (başka yerlerde) göreceklerini gördüler… Antep'i bir daha "gâzi…" Urfa'yı bir daha "şanlı…" Maraş'ı bir daha "kahraman" yapmaktan başka bir işe "yaramadılar!"
5 Ne vardı bayrağın altında ki… bunca gözyaşını coşturuyor, bunca canı peşinde(n) koşturuyordu? Bu incecik, bu nazik, bu zarif bayrağın/örtünün örttüğü, sakladığı, üzerine tir tir titrediği neydi? Ülkenin haysiyetini (şerefini,şiarını,arını namusunu… işte… o… incecik "bayrak" sarıp s/armalıyordu. S/imge mi, sembol mü, alem mi, âlem mi…b/öyle bir şeydi işte!
6 Niye Ayşe Nine,Fatma Ana… çocuğunun yorganını -ıslanmasın diye- mermilerin üzerine örtüyordu? Aslında mermiler değildi analarımızın örttüğü,koruduğu…O anki ve yarınki namuslarıydı. Yoksa ne işi vardı yağmurda yaşta oralarda!? ( Otururdu ev/inde. Onlar bugünkü haysiyetlerinin faturasını dünden /çoktan ö-de-di-ler.İstediler ki bunu dünya âlem bilsindi. Bildi de… İstiyorlar ki…biz de bilelim. Hakları değil mi! Ha…şey…Kağnıların önünde/yanında giderken onları bir görseydiniz! Şalvarlı…başörtülü…kılık "kifayet" yönetmeliğine "mugayir…" (Ah, bi' görseydiniz.Ama savaş meydanları "kamusal y/alan" değil ki…Orası "tamu"sal alan, yaa!? - Yunus'un dilinde tamu cehennem- Hani ahirete yakın zamanda böyle oluyor demek;öyle öğrendim: Kimileri kamuya alınırken kimileri de tamuya…
Neydi bunların derdi telaşesi… Bu "hüzünlü neşe"si de… Bu ciğerinin köşesi çocuğunu bile (bile) düşünmüyordu?! Mehmet onbaşı da… Ayşe Nine de… toprağı vatan yapmak için…dilimizi konuşalım, dinimizi yaşayalım diye, o cephe senin bu cephe benim … koştular.
7 Şimdi şu soruyu sormasam -Sait Faik gibi- çıldırırım: "Bu toprakları kanıyla yoğuran…Bir çocuk gibi doyuran… Bu kubbeleri ,bu minareleri bize bırakıp kendilerini toprağa bırakan, kefenli kefensiz dedelerin, babaların, anaların… çocuklarını kamusal alandı, okuldu, hastaneydi; türbandı, başörtüsüydü… diyerek yasaklar koyup ülkeyi "Deli Pazarı"na çevirmeye kimsenin hakkı var mı!
8 Vazgeçtim; sormuyorum! Farz edin ki kendi kendime konuştum.
9 Yukarılar "dertlik"ti bir "dörtlük"le işi "bağlayalım." (Söyleyeni o kadar belli ki… Söylemeyelim. Şiiri "kimliği" olmuş zaten.)
Gelin tanış olalım; İşi kolay kılalım. Sevelim,sevilelim;
İletiyi düzenleyen: MB Automobile, de: 01/02/2008 20:42
|