Yalihuyuk.com – Konya l Yalıhüyük

Koruyucu kale: Aile

Rahman olan, Rahim olan, kadir olan, Muktedir olan, Mukaddim olan, Muahhir olan, evvel olan, ahir olan Yüce Allah’ın isimleriyle başlayalım inşallah…

02 Mayıs 2008 - 23:52 'de eklendi ve 295 kez görüntülendi.
Koruyucu kale: Aile

Rahman olan, Rahim olan, kadir olan, Muktedir olan, Mukaddim olan, Muahhir olan, evvel olan, ahir olan Yüce Allah’ın isimleriyle başlayalım inşallah…

Aile düzenli bir hayatı, muhabbeti, geleceği, mutluluğu, dayanışmayı temsil eder. Adetlerin, geleneklerin, kültürün yeşerdiği, duygusal ihtiyaçların karşılandığı aile, hepimiz için bir huzur kaynağı olarak ömür boyu bize eşlik eder. İslam toplumu, cemiyeti aile esasına dayanır. Çünkü cemiyet en küçük toplum birimi olan ailelerden oluşur. Aileler salih olunca hiç şüphesiz o toplum da salih olur. Aileler huzursuz ve hastalıklı olunca o toplum da huzursuz ve hastalıklı olur. İslam da çocukların eğitiminden ilk önce aileler sorumludur. Çünkü hiçbir şey bilmeden dünyaya gözlerini açan çocuk, ilk olarak aile efradını görür ve iyi-kötü her şeyi onlardan öğrenir. Bu hususta Ebû Hüreyre (ra)’den rivayete göre Hz. Peygamber (sav)’in bir Hadisi Şeriflerinde “ Her doğan çocuk muhakkak İslâm fıtratı üzerine doğar. Sonra anasıyla babası onu Yahûdî yahut Nâsrâni, yahut Mecûsî yaparlar…”  buyurmuşlardır. ( Buhari 664.)

Ana-baba ve çocuklardan oluşan,yakın akrabalar vasıtasıyla da geniş bir alana uzanan aile, toplumun temel taşı, onun en önemli rolü ise, neslin devamını ve iyi yetiştirilmesini sağlamaktır. Ailenin bu faaliyetini sürdürebilmesi, düzenli ve uyumlu olmasına bağlı olup, bu da islamın aile ahlaki şartlarını yerine getirmekle mümkün olduğundan. Sadakat, samimi sevgi, şuurlu itaat ve güzel ahlak gibi yüksek değerler üzerine kurulmuş aileler, İslam toplu-munun en büyük güvencesidir. Yüce Allah (cc) Şöyle buyurmaktadır. “ Ey insanlar! Sizi bir tek canlıdan yaratan, ondan da onun eşini yaratan ve her ikisinden birçok kadın ve erkek meydana getiren Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. (Nisa 4/1 Kur’an Mesajı Meal Tefsir Muhammed ESED c.1.s.132.)

Her insan, ancak bu ilahi sistem içinde huzur bulur ve kurtuluşa erer. Çünkü Yüce Kitabımız Hz.Kur'an, Allah (cc)’ın, insan hayatını kadın ve erkeğe dayalı olarak kurduğunu, aralarına karşılıklı bir ünsiyet koyduğunu, onları birbirlerinde sevgi ve saygı bulacak şekilde hazırladığını şöyle beyan eder: “ O'nun işaretlerinden biri de, sizi cezbeden eşler yaratması ve aranıza sevgiyi ve şefkati yerleştirmesidir. Bunda, kuşkusuz, düşünen insanlar için dersler vardır.” (Rum, 30/21 Kur’an Mesajı Meal Tefsir Muhammed ESED c.2.s.824) Ayette açıkça belirtildiği gibi, insan hayatı, aile üzerine kaimdir. Öyleyse bu hayat, iman değeri ve İslam prensiplerine göre tanzim edilmelidir.İslam fıkhının sünnet kavramıyla ifadeye koyduğu evlilik, Hz. Peygamber (sav) tarafından uygulamaya konulmuş bir fıtrat tavrıdır. Demek ki İslam'a göre evlilik, anlamsız değil, en tabii bir ihtiyaç ve meşru bir haktır. Çünkü aile kuru-munun fert ve toplum hayatında icra ettiği, güzel ahlak ve adabın kazanılmasına sahiptir. Evlilikle oluşan aile, tabii arzuların meşru biçimde giderilmesini ve soyu sopu belli nesillerin yetiştirilmesini sağlar. Dolayısıyla aile, sefahat hayatına karşı, koruyucu bir KALE’dir. Evlilik sonucu oluşan ailenin, insan açısından ne kadar gerekli olduğu, Kur'an'da şu anlamlı ifadelerle dile getirilir: “…Onlar sizin için bir elbise gibidirler ve sizde onlar için bir elbise gibisiniz.” (Bakara 2/187 Kur’an Mesajı Meal Tefsir Muhammed ESED c.1.s.53) Bu ayet, kadın ve erkeği birbirlerinin giysileri olarak tanımlamaktadır. Bilindiği gibi elbise vücudu örter,giyeni güzelleştirir.Elbisesiz insan,kendini eksik ve güvensiz hisseder.Kadın ve erkeğin birbirlerinin giysileri olmaları, evlilik yoluyla gerçekleşir. Çünkü evlilik, eşleri zina ve benzeri pek çok günahlardan korur, maneviyatı kuvvetlendirir ve ahlaki güzelleştirir.

Günümüzde ne acı ki aile müessesesi maalesef aileyi temelinden sarsacak tehlikeli birtakım saldırılarla karşı karşıya olup, şehvet tacirleri her fırsatta evliliği kötü göstermekte ve ailenin etkinliğini yok etmek istemektedirler. Kadını zevk aleti olarak kullananların kurdukları iblisi tuzağına yakalanan çok sayıda insan, aile ve İslam dışı arayışların peşine düşerek her çeşit günahı işleyebilmektedirler. Bütün bu olumsuzluklar karşısında müslüman kadın ve erkek, yeni nesillerin Allah (cc) sevgisi ve islami hayatı yaşama arzusu içinde yetiştirmelerini sağlamak için, yılmadan çalışmalıdırlar.Bu çalışmaya islami bir hayat modeli olan evlik müessesesini gerçekleştirerek ortaya koymakla başlanmalıdır. Çünkü dün hazırlanan, bu gün gerçekleşir ve YARINI HAZIRLAR!..

Rabbimiz aile içinde sabır imtihanıyla karşılaşan, hanımefendiyi sabrının şiddeti nispetinde Cennet hanımlarının ablalığı makamına doğru yükseltiyor, beyefendiyi ise Cennet gençlerinin ağabeyleri derecesine doğru yüceltiyor verdikleri sabır imtihanı hasebiyle. Çünkü aile içindeki sabır sadece sabredeni değil, aile bireylerinin yuvalarının mutluluğu uğruna göze alındığından dolayı sabrın değeri Allah (cc) yanında da bir başka özellik ve güzellik taşıyor. Rabbimiz aile içinde sabır imtihanıyla karşılaşan, hanımefendiyi sabrının şiddeti nispetinde Cennet hanımlarının ablalığı makamına doğru yükseltiyor, beyefendiyi ise Cennet gençlerinin ağabeyleri derecesine doğru yüceltiyor verdikleri sabır imtihanı hasebiy-le. Çünkü aile içindeki sabır sadece sabredenin kendisini değil, aile bireylerinin yuvalarının mutluluğu uğruna göze alındığından dolayı sabrın değeri Allah (cc) yanında da bir başka özellik ve güzellik taşıyor.

Bişri Hafi’ye derler ki, size gelen hastalara dua ediyorsunuz, iyi oluyorlar; ama kendi-niz hastalıktan bir türlü kurtulamıyorsunuz. Biraz da kendiniz için dua etseniz ya? Şöyle cevap verir sabır kahramanı büyük veli; sabırla neler kazandığımı bildiğimden dolayı kendi-me dua edip de kazandığımı kaybetmek istemiyorum.der.

Rivayete göre; Hanımıyla arası iyi olmayan bir Allah dostunun durumu bilen komşuları o zata efendim, sana layık olmayan bu çenesi düşük hanımı bırak, ilmine layık bir hanım ile evlen dediklerinde o zat sabrın hep sonunu düşünerek şöyle cevap verir: Bu hanımı bırakır-sam ikimiz de kaybederiz. Hanım benim gibi sabırlı birini bulamaz kaybeder. Ben de bu hanıma gösterdiğim sabırla kazandığımı bulamaz kaybederim der. Önemli olanın verimli ve Allah’ın rızasına uygun yaşamak olduğunu, unutmamalıyız. Çünkü “ Yüksek uçan gönül, yorulur bir gün, Mizan terazi kurulur bir gün…” İşte kardeşlerim; İnsanın ilk ve en hayırlı okulu ailedir. Her iyiliği, güzelliği, insana ilk önce aile ocağında öğrenir. Aile mektebinin muallimleri ise Anne ve Babadır.

İbni Kesir Merhum Nisa Suresinin 19.Ayetini “Onlarla iyi geçinin ” açıklarken şöyle buyuruyor: Güzel geçimli daima güleç yüzlü olmak Resulullah (sav)’ın ahlakındandır.Aile halkı ile sohbet eder. latife yapar, geçimliklerini geniş tutar, hanımlarıyla şakalaşırdı. O kadar ki; Müminlerin annesi Hz.Aişe ile yarışır ve bu davranışı ile ona olan sevgisini götse-rirdi. Hz.Peygamber (sav)’ in hanımları onun akşamlayacağı evde her akşam toplanırlar, Efendimiz bazı kere akşam yemeğini onlarla birlikte yer, sonra her biri evine giderdi.Yatsı namazını kıldıktan sonra evine girer, uyumazdan önce ehli ile bir miktar sohbet eder ve böylece onların gönlünü hoşnut ederdi, gönüllerini alırdı. (Huzur Sohbetleri Halil ATALAY s.320)  İşte o günde Rabbimiz bizleri gerçek aile kuranlardan eylesin…Gönlünüz gül, Eviniz gülşen olsun. Görüşünceye dek hoşça kalın dostça kalalım!..  
 
Yusuf ÇAKICI – Yalıhüyük / KONYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER