Yalihuyuk.com – Konya

Ramazan umresinin ardından

Saygıdeğer okuyucularım;

12 Eylül 2011 - 13:55 'de eklendi ve 296 kez görüntülendi.
Ramazan umresinin ardından

Saygıdeğer okuyucularım;

Yaklaşık iki aya yakın bir zamandır yazılarıma ara vermek zorunda kaldım. Sebebi ramazan umresi için ilçemizden ayrılmış olmaktan dolayı idi. Allah nasip etti bu yıl ilk defa ramazan umresi için Arabistan’a gittim.
Allah biliyor, havaların çok sıcak olması, ramazan dolayısı ile Beytullah’ın ve Mescidi nebevinin çok kalabalık olmaları nedeniyle giderken içimde bazı tereddütler var idi. O sıcakta oruçlarımızı tutabilecek miyiz? Sağlığımız iyi olacak mı? Gibi bazı sorular kafamda mevcut idi. Bunun için gerekli ilaç gereçleri eksiksiz olarak yanımda götürdüm. Hemen belirteyim ki hamdolsun hiç kullanma ihtiyacı duymadım.
Öncelikli olarak Konya hava limanından ciddiye uçtuk. Önce Mekke ye gideceğimiz için ihramlarımızı hava alanında giyip niyetlendik. İki buçuk saatlik güzel bir uçuştan sonra Cidde hava limanına indik. Aynı gün gece yarısına doğru otelimize yerleşip biraz dinlendikten sonra Kabeye umre tavafı yapmak üzere gittik. Tavafın ardından sayımızı da tamamlayarak, sabah namazını müteakip otelimize döndük saçlarımızı kesip ilk umremizi tamamlamış olduk.
Ertesi günü ramazan orucuna niyetlendik. İlk defa Beytullah ta oruca başlamanın ve iftar açmanın lezzetini tattık elhamdülillah.
Beytullah ta veya mescidi nebevide iftar açmak derken; sofralar ikindi namazından sonra kurulmaya başlıyor, iftarın vazgeçilmez yiyeceği, hurma, zemzem, birkaç zeytin, bazı sofralarda yoğurt, hepsi bunlardan ibaret. Ancak bunlarla nasıl doyulur diye aklımıza sorular gelebilir, belki inanması zor ama bunlarla iftarımızı açıyoruz vücudumuzda herhangi bir halsizlik olmadan akşam namazı, arkasından iki buçuk saat suren teravih namazını gayet rahat bir şekilde eda ediyoruz. Hiçbir sıkıntı duymuyoruz. Memleketimizdeki iftar sofraları aklıma geldi, ama hep şöyle düşündüm; Biz kendi kendimize eziyet ediyoruz, iftarda yemeği fazla kaçıranca yarım saatte tamamlanan teravih namazları bile bize zor geliyor.
Mekke de kaldığımız 22 günlük süre içerisinde, Hudeybiye, cirane ve tenim olmak üzere üç umre daha yaptık. Rabbim cümlesini kabul etsin inşallah.
Son on beş günlük süreyi peygamberimizin metfun bulunduğu Medine’yi münevvere de geçirdik ki, Peygamberimizin “vefatımdan sonra beni ziyaret eden sağlığımda ziyaret etmiş gibidir ”hadisi şerifleri gereğince sanki Rasulullahı sağlığında ziyaret etmenin hazzını duyduk. Medinede zamanımız bir hayli bol olduğu için cumartesi günü Küba mescidine gidip öğle namazımızı eda ettik. Doya doya peygamberimizle birlikte olanın lezzetini tattık. Dönüşümüzün Medine havaalanından tekrar Konya ya olmasının umrecilerimizde meydana getirdiği sevinci de belirtmek istiyorum.
Ramazan umresi gerçekten fedakârlık isteyen bir umre bu yüzden peygamberimiz(sav)hac sevabı ile müjdelemiş. Bununla birlikte ramazanın, orucun, teravihin lezzetini duyduğumuz güzel bir ibadet. Durumları müsait olan tüm kardeşlerime tavsiye ediyorum.
Bu arada kafilemde görevli olan tüm arkadaşlarıma, büyük bir anlayış ve olgunla umrelerini yerine getiren umreci kardeşlerime, Mekke ve Medine ile ilgili araştırmalar yapıp kitapları yayınlanan ve bizleri bilgileri ile aydınlatan İrfan Küçük köy hocama ve organizasyonu en güzel şekilde yapan Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerine teşekkürü borç biliyorum.
Selam ve dua ile….12/09/11

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER