Yalihuyuk.com – Konya

Müslümanların Büyük Kongresi Hac!

Rahman olan, rahim olan, âlim olan, settar olan yüce Allah (c.c.)’ın zikrederken; bizi ‘İKRA’ emri ile kendine muhatap edip, namazı ikram ederek huzuruna kabul buyuran, secde ile kendisine yakınlaştıran, dua ile istetip istediğimizi verene binlerce hamdler olsun.

11 Şubat 2013 - 14:24 'de eklendi ve 458 kez görüntülendi.
Müslümanların Büyük Kongresi Hac!

Rahman olan, rahim olan, âlim olan, settar olan yüce Allah (c.c.)’ın zikrederken; bizi ‘İKRA’ emri ile kendine muhatap edip, namazı ikram ederek huzuruna kabul buyuran, secde ile kendisine yakınlaştıran, dua ile istetip istediğimizi verene binlerce hamdler olsun.

Selat ve selam gözümün nuru buyurduğu namazı miraçta bizlere hediye getiren Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.)’ya olsun. Dedikten sonra ikinci bölüme başlayalım inşallah…
  Hiç şüphesiz hac ibadeti dünya müslümanları arasında tanışma, yakınlaşma, birlik ve beraberlik, yardımlaşma ve kardeşlik duygularının gelişmesinin yanı sıra islami kongreye yol açtığı için evrensel boyutu olan bir ibadettir. Hac bir taraftan maziye yapılmış ibadetli bir yolculuk iken, diğer taraftan da geleceğe yapılacak yolculuk için çizilecek bir yol haritasıdır. Bu haritanın başlangıcı ise Hz. İbrahim (a.s.)’e ve Hz Peygamber (s.a.v.)’e kadar uzanan tarihi bir boyutudur. Hac ruhun Allah (c.c.)’a yükselişini temsil ettiğinden, Kâbe hedef değil, belki sonsuzluğa ve bu manevi atmosfere geçişin başlangıcıdır. Çünkü hacda her fiil ve davranışın bir anlamı ve mümini eğitici ve bilinçlendirici bir yönü vardır. Kısacası hac yolcusu aynı zamanda ‘HAK’ yolcusudur da… 
  Öyleyse hak yolcusu olan bir müslüman düşünmelidir ki; eskiden devede Mekke’ye gelirdi, devenin üzerindeki insanda! Devede Arafat’a çıkardı devenin üzerindeki insanda! Devede Meş’aril harama, Mina’ya çıkardı insanda!  Mazereti sebebiyle deve ile tavaf ve Sa’y yapardı insanda… Öyleyse dostlarım sizler bugün deve yerine arabayı, uçağı koyabilirsiniz. Ancak ne araba, nede uçak hacı olmaz haaaaa. Ya ancak ve ancak İNSAN HACI olur. Çünkü deve dünyaya niçin geldiğini düşünmeyen mahlûk olduğundan geliş bilincinde olmaz. Fakat insan Kur’an’ın tabiriyle “Ve onlara söyle görünmez varlıkları ve insanları yalnızca beni tanımaları ve bana kulluk etmeleri için yarattım. (Zariyat 56) hitabının muhatabı olduklarından dolayı niçin geldiğinin bilincinde olmalıdır. Üzülerek söyleyelim ki; günümüzün bazı hacılarının birçoğu gerçek namazı, zekâtı, orucu, haccının yanı sıra diğer cahil müslümanlar da kaybettiğinden dolayı kendisinde değillerdir. Oysa Kur’ana göre “Namaz insanı kötülüklerden ve aşırılıktan alıkoyardı.” (29/45) Oruç insanda Allah’a karşı sorumluluk bilincini uyandırırdı. (2/183) Zekât İnsanı ve toplumu arındırır ve temizlerdi.   Hac insana ayakta durmayı, kıyamı, direnişi baş kaldırmayı öğretirdi. (5/97) Bütün bunlar suç, günah, anarşi, tembellik, cehalet, zulüm, mutsuzluk, umutsuzluk ve daha birçok illetin dermanıydı. Şöyle bir düşünelim dostlar Allah (c.c.) için ve cevap verin kendi kendinize, bu saydıklarımdan hangileri nefsimizden, neslimizden, bulunduğumuz çevreden uzakta, maalesef ruhunu kaybettiğimiz ibadetler bizi cennete değil,  bıraktıkları doldurulmaz boşluğun uçurumuna götürmektedir. Pardon Götürdü bile… Onlara bir an evvel defnedilmesi gereken ölü muamelesi yapmalı ve yapılmalıdır. Hani ibadetlerimiz bizleri ebedi mutluluğa taşıyan burak olacaktı? Maalesef itiraf edelim ki kaybolan her bir ibadet bizden ilmi, irfanı, edebi, hayâyı, saadeti, mutluluğu, biraz daha uzaklaştırmıştır. Öyle ki hayatımız da şuuru olmayan bir ibadet içi boş bir zarfı andırıyor. İbadeti olmayan kul sizce niye yarar. Demek ki; namazını, orucunu, zekâtını, haccını diriltmiş bir insanın; İlmi, irfanı, edebi hayâsı,  feraseti, basireti, şahsiyeti dirilecektir. Âdete topyekûn bir “ba’su ba’de’l – mevt” (yani yeniden diriliş) hareketi olacaktır. Haccını dirilten bir müslüman kaybettiği onuruna, gururuna ve kişiliğine yeniden kavuşacaktır. Kısacası eskiden olduğu gibi deve ile hacca gidip gerçek hacı olarak dönen kardeşlerimiz gibi olmak zorundayız. Aksi halde uçakla gidip affınıza sığınıyorum pazar ağzıyla söylemek gerekirse deve olarak dönmemek lazım.
  İnsana; Hac, Peygamber (s.a.v.)’i izleri, o kutsal yerleri görmek, manevi bir heyecan vererek dini duyguları kuvvetlendirir ve yüce Allah (c.c.)’a ibadet etmenin sevincini yaşatır. Her çeşit kötü alışkanlıkların bırakılmasıyla hem bedenen hem de ruhen temizliğe yardım eder. Döndükten sonra da topluma en güzel örnek bir insan durumuna getirip, kişinin kötülüklerden uzaklaşarak ahlaken olgunlaşmasını, iyiye ve güzelliğe ulaşmasını sağlar ve toplumun huzura kavuşmasına yardımcı olur. Görüşünceye kadar hoşça kalın dostça kalalım.

                                       

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER