Yalihuyuk.com – Konya

Bize Sizleri Rahmetle Anacak Nesil Lazım

Rahman olan, rahim olan, âlim olan, settar olan, ğaffar olan yüce Allah (c.c.)’ın isimleriyle başlayalım.

24 Kasım 2013 - 22:59 'de eklendi ve 591 kez görüntülendi.
Bize Sizleri Rahmetle Anacak Nesil Lazım

Rahman olan, rahim olan, âlim olan, settar olan, ğaffar olan yüce Allah (c.c.)’ın isimleriyle başlayalım.

 

Bilindiği gibi fertlerin ve toplumların maddi manevi, her sahada yükselmelerini ve ilerlemelerini sağlayan unsurların başında ilim gelmektedir. İslamın ilk emri oku olan yüce dinimiz ilme ve ilim adamına büyük önem vermiş ve ilim öğrenmeyi her müslüman zengin-fakir, makamlı-makamsız, yetim-öksüz, kürklü-kürksüz, açık-kapalı, uzun-kısa, şişman-zayıf, bıyıklı-bıyıksız, sakallı-sakalsız ayrımı yapmadan“ KADIN ” ve “ ERKEĞE”  farz kılmıştır. Yüce Rabbimiz bütün insanları eşit sayarken;“…Resulüm deki: Hiç bilenlerle  bilmeyenler bir olur mu…”(Zümer 39/9 ) müjdesiyle ilim ve gerçek öğretici sıfatı taşıyanları diğer insanlardan ayırıp yücelterek, “…O halde sakın cahillerden olma.”(Enam 6/35) “…cahillerden yüz çevir.”(A’raf 7/199) anlamındaki birçok ayetle de en büyük düşmanımız olan cehalet ve bilgisizliğin olduğunu bizlere haber vermiştir.
İslam dini ilme ve ilim adamına, öğretmene o kadar değer vermiştir ki Peygamberimiz (s.a.v.) “Âlimler peygamberlerin varisleridir.” (Buhari), “…Sizin en hayırlınız öğrenen ve öğreteninizdir.” Üstünlüğünü arz ederken, damadı Hz. Ali (r.a.) da “ Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” sözüyle öğreticinin önemini ortaya koymuşlardır. Atının ayağından padişahın kaftanına sıçrayan çamuru temizlemeye çalışan Şeyhülislama; “Dokunmayın, bir âlimin atının ayağından sıçrayan çamuru kaftanımda taşımak benim için şereflerin en büyüğüdür.” diyen Yavuz Sultan Selim’in bu asil ve anlamlı davranışı, gerçek ilim adamına ve ilme verilen değerin mühim bir ifadesidir.
Oysa ne acı ki günümüzde bazı eğitimciler hal ve hareketleriyle, yaşamlarıyla, fikirleriyle öğrencileriyle bu azim ve şuurdan mahrumdurlar. Bu gibi zihniyetle yetişen nesiller veya aynı zihniyeti taşıyan öğreticilerin yetiştireceği öğrenci insanlara, devlete, devlet malına zarar vermez mi? Bu ülkeye faydaları olur mu? İnsanlara hor bakmaz mı?
Hiç şüphesiz şuurlu ve gerçek vatansever öğretmenler; insanları eğitmeyi ve öğretmeyi kendisine meslek edinen, dini ve millî değerlerimizi öğreten, sevgi ve saygıyı aşılayan, bilgiyle karanlıkları aydınlatan ve onları hayata hazırlayan toplumun gerçek mimarlarıdır.
Öğretmenlerin samimi gayretleri, özverili çalışmaları, güzel ahlâkı ve örnek davranışlarıyla dün olduğu gibi bugün de adınızdan iyiliklerle söz ettirmelisiniz. Hayat geçip gidiyor. Boş geçirecek hiçbir anımız yok. Her an bir şeyler öğrenmeli, okumalı ve araştırmalıyız. Bugünümüz dünden, yarınımız bugünden daha iyi olmalıdır. Çünkü Hz. Peygamberim (s.a.v.) “ İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.” buyurmuştur. ATATÜRK’te “Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir.” Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir. Yüce dinimiz İslam, tembelliğe son vermenin yanı sıra, aklımızla  çalışmayı, azim ve gayreti emreder. Cehalet insanı yokluğa, ilim varlığa ve yücelmeye götürür. Bizlere emanet edilen bu memleketi kalkındırmak ve ileri seviyelere götürmek hepimizin en önemli görevidir. Eğitimci yani öğretmen öğrencilerinin üzerine titreyendir. Gömleğinin düğmesi açılınca elleriyle kapatan, alınları terleyince mendiliyle kurulayan, ayağına taş dokunsa bizden önce üzülen olmalı. Öğretmen bir bahçıvandır en güzel gülleri o yetiştirmelidir. Öğretmen, doğan güneş gibi etrafını aydınlatmalı karanlıklara meydan okumalıdır. Öğretmen öğrencilerine gerek sosyal ve gerekse kültürel  yönünden kötü örnek olmamalıdır. Çünkü çoğu öğrenci öğretmenini örnek almış ve almaktadır maalesef… Tabi bunları söylerken çocuklarımıza da şuurlu, vakarlı  olarak hareket etmelerini öğretmeli ve yardımcı olmalıyız. Öğretmen, yapıcı ve insan haklarına saygılı olmalı, Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, kalbi insan sevgisiyle dolu bir kişi olmayıdır.

 Nesillerimizi  maneviyata dine – diyanete –bayrağa – vatana – insana ve insan haklarına değer verecek gerektiğinde canı pahasına mücadele edecek şekilde bir nefer yetiştirmelidirler.
Öğretmenler günü münasebetiyle elleri öpülecek öğrenci yetiştirmesine çalışan başta Şuurlu öğretmenlerimiz olmak üzere, aileleri, çocukları ve çocuklarımıza başarılı şuurlu, bilgili, vakarlı, ülkesine, memleketine, bağlı olarak bir hayat sürmelerini diler, şuurlu öğretmenlerimden vefat edenlere Rabbimden rahmet, hayatta olanların ellerinden öperim. SEVDİKLERİNİZE GÜL VERİN eğer GÜL veremiyorsanız GÜLÜVERİN ” Bari!

                    Yusuf ÇAKICI
Diyanet-Sen İlçe Başkanı
Yalıhüyük / KONYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER