Yalihuyuk.com – Konya

Mahmut Esat Efendi ölümünün 94. Yılında anıldı

Mahmut Esat Efendi ölümünün 94. yılında Seydişehir sivil toplum kuruluşlarının ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir programla anıldı.

23 Mayıs 2012 - 7:33 'de eklendi ve 650 kez görüntülendi.
Mahmut Esat Efendi ölümünün 94. Yılında anıldı

Mahmut Esat Efendi ölümünün 94. yılında Seydişehir sivil toplum kuruluşlarının ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün düzenlediği bir programla anıldı.

Tapu Kadastronun kurucusu Mahmut Esat Efendi için düzenlenen program Belediye düğün salonunda yapıldı. Programa Konya Milletvekili Harun Tüfekçi, Belediye Başkanı Abdülkadir Çat, Jandarma Komutanı Mehmet Oyanık, Selçuk Üniversitesi Öğretim üyesi Yrd. Doç.Dr. Şerafettin Yıldız, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç.Dr. İsmail Türkoğlu Mahmut Esat efendinin torunu Mehmet Kadaster, Konya Tapu ve Kadastro Müdür yardımcısı Muzaffer Mert, Kadastro Şube Müdürü Cuma Apaydın sivil toplum kuruluşu temsilcileri, daire müdürleri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Seydişehir Gazeteciler Cemiyetinin sekretaryasını yaptığı 4. sü düzenlenen anma programında açılış konuşmasını yapan Cemiyet Başkanı Ali Saylam;’’ Mahmut Esat efendinin anma programının 4.sünü düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Katılımcıların artması Konya Tapu ve Kadastro 5. Bölge müdürlüğünün üst düzeyde katılım sağlaması programa ayrı bir mana kattı. Ayrıca Mahmut Esat Efendi ile ilgili araştırma yapan Yrd. Doç.Dr Şerafettin Yıldız, Yrd. Doç.Dr. İsmail Türkoğlu’nun araştırmaları ayrı bir ışık tutacaktır.’’dedi. Emekli İmam-Hatip Adem Atalay’ın Kuran’ı Kerim tilaveti ile devam eden anma programı Mahmut Esat Efendinin hayatını konu alan slayt gösterimi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 165.Kuruluş yıl dönümü dolası ile tanıtım video gösterimi, Seydişehirli şair Bahaddin Paslı’nın Mahmut Esat efendi ile ilgili şiiri okumasının ardından Akademisyen konuşmaları başladı. Marmara Üniversitesi Öğretim görevlisi Yrd.Doç.Dr İsmail Türkoğlu Akademik  çalışmalar için gittiği Rusya’da Mahmut Esat efendiyi tanıma fırsatını bulduğunu belirterek başladığı konuşmasında ;Rusya’da çalışmalarım esnasında 1913 yılı Türk tarihi araştırmalarımda Mahmut Esat Efendinin ismi sık sık karşıma çıktı.O günün Tüm Gazeteleri Mahmut Esat Efendi’nin Rusya ziyaretini yazıyordu.Türkiye’ye döndüğümde Mahmut Esat Efendi’nin Seydişehirli olduğunu öğrendim.Türk kültürüne ilim hayatına büyük  katkılar sağladığını öğrendim.O dönemde onun çağdaşı olan Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan 1935 yılına kadar Milletvekilliği yapmış Yusuf Akcura  vardır.O şöyle diyor;Millet olmanın temel şartlarından biri de kendisine hizmet edenleri anmak taktir etmektir.Seydişehirlilerin kendilerine hizmet eden Mahmut Esat efendiyi böyle anma programları yaparak Okullara ismini vererek Seydişehirliler kadir kıymet bilen insanlarmış diye düşünüyorum.

 Mahmut Esat Efendi Temmuz 1913 yılında Rusyaya gidiyor.Mahmut Esat Efendinin Rusya’da ne işi var diyebilirsiniz.Mahmut Esat Efendi’nin kitapları Medreselerde ders kitabı olarak okutuluyor.O dönem Rusya Müslümanları orada yaşayan Türkler haç münasabetiyle Oradan İstanbula ve buradan da gemilerle Hacca gidiyorlar.Bu gelen insanların bir çoğu Mahmut Esat efendiyi ziyaret ediyor onun sohbetlerine katılıyor.Fakat dönem Abdülhamit dönemi Devlet adamlarının onun izni olmadan yurt dışına çıkması mümkün değil.Dikkat ederseniz Türk toplumunda seyyahların sayısı çok azdır.Bir evliya Çelebimiz vardır.Bir Abdülreşit İbrahim’imiz vardır.Tabi rusyadan gelen  insanlar kendisini ziyaret edince oradaki kardeşlerini dindaşlarını merak ediyor.Gemi ile Odestaya geçiyor.Oradan kiev, akmescit Moskova gibi Rusyanın batı vilayetlerini tamamen ziyaret ediyor.Oradan da Fillandiya ,İsveç,Norveç,Almanya Üzerinden Türkiye’ye dönüyor.Selehattin Temel Gayesi Rusya ve Şimal Türkleri ile yakından tanışmak istiyor.Çünkü Şimal Türkleri’de Mahmut Esat Efendiyi Merak ediyorlar.Onların İstanbul’da çıkarttıkları dergilerde de Mahmut Esat Efendi yazılar yazıyor.Bunlardan birisi tearifi Müslimin dergisidir.Rusya’dan İstanbul’a gelen Şimal Türkleri çıkarmıştır.Mahmut Esat EfendiyiRusya gezisinin başından itibaren Rus Jandarması takip ediyor.Ne yemek yediğini kiminle konuştuğunu rapor ediyor.Çünkü Rusların uydurduğu Pan İslamizim Pan Türkizim gibi kavramları uydurdular.Rusya’da yaşayan Türklere büyük baskı uyguladılar.Mahmut Esat efendi Rusya’da yaşayan Türkleri Müslümanları Osmanlı devletine leyhine kışkırtmak  için mi geldi diye böyle tedbir aldılar.Oysa Mahmut Esat Efendin ziyareti tamamen kendi arzusu ile gerçekleştirdiği bir seyehat.Bir de İlk defa bir Osmalı Paşası Rusya’ya gidiyor.Bu açıdan da Ruslar tarafından önemseniyor.O ziyareti esnasında o döneme ait yaklaşık elliye yakın haber çıkıyor.İstanbul basını da buradaki ziyareti sayfalarına taşıyor.  100 yıl önce hemşeriniz  Mahmut Esat Efendinin rusyada ne kadar sevildiğini oradaki insanların bu ziyaretten ne kadar etkilendiğini görmekteyiz.’’dedi. Daha sonra söz alan Selçuk Üniversitesi Öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr.Şerafettin Yıldız ise 15 yıldır Seydişehiri Seydişehir’de yetişmiş İlim adamları,bilim adamlarını,Devlet adamlarını incelediğini araştırmalar yapığını belirterek başladığı konuşmasında ;’’Seydişehir’de bu 300 ün üstüne yetişmiş ilim ve bilim adamı hakkında bilgi topladım.Ne yazıkki o kadar tarihçimiz edebiyatçımız  olmasına rağmen derli toplu bir eser ortaya koyamamışız.Ne yazıkki Seydişehir’in yerlisi ellerindeki bilgileri belgeleri bizlerle paylaşmadı.Seyit Harun Veli Hazretleri geldiği zaman 1320 yılında vefat ettiğinde birde medrese bırakmıştı.Bu medreseye Beyşehir’de Eşref bey Karamanoğlu İkinci İbrahim bey ve onun azatlı kölesi Bahadır Ağa çok vakıf arazisi sahsis ettiler.1500 li yıllarda  bu Vakıf arazilerinin toplamı 400 dönüm arazidir.Seyit Harun Hazretlerinin Cami ve Külliyesi için ayrılmış arazi.Buradan gelen gelirlerle bu medresede yetşren müderrislere en yüksek ücret onlara ayrılmış.Kimler yetişmiş diye bakacak olursak Tarih kitaplarında yer alan bunlardan birkaç tanesi 1467 yılında vefat eden İbrahim Tacettin efendi,1570 yılında vefat eden Şeh İbrahim Efendi,1577 yılında vefat eden şair Zari,Ali Fatih adı ile tanınıyor İstanbul da yaşamış.Seydişehirli Aslan Ağa İstanbul da yaşamış ama buraya bir han bir cami yaptırmış.Vakıfları var ama bu gün ortada yok.1800 lü yıllara kadar geliyor .  1840lı yıllara gelindiği zaman Mahmut Esat efendinin dedesi Yine Mahmut Esat Efendi 1840 lı yıllarda burada vefat etmiş.Seydişehir’in kadısı.Oğlu mMehmet EminEfendi o kendisi de hukukçu ,kadı oda burada vefat etmiştir.Ahmet Ragıp efendi Kudüs mollasıHcı Mustafa efendi,müderssis şeh hacı Abdullah Efendi ,Çatlı müderris Mehmet Vehbi efendi,Yenice Köylü Mehmet efendi.Bu kişi kadı okulu mezunu Mahmut esat efendinden Devletler hukuku dersi okumuş Yemen de kadı iken vefat etmiştir.Seydişehirli Abdullah Fevzi efendi Seydişehir e ilk bisikleti getiren kişidir.İlk radyoyu insanlar bununla tanıyor.’’dedi.Seydişehir’de yüzlerce İlim ve bilim adamının yetiştiğinin altını çizen Yıldız Mahmut Esat efendinin Hem Alaylı Hem de Mektepli olduğunu belirterek;Mahmut Esat efendi 1884 yılında İstabul’a atandığı zaman Ramazanın ilk günü müftü efendiyi ziyarete gider.Usulü hadis konusunu konuşurlar.Mahmut Esat efendi konuya girmek ister .Müftü derki Molla der herkes ilmi kadar lafa karışsın.Mahmut esat efendi orada biraz utanır izin alır ve eve döner.Bu konuda bir eser yazmaya başlar.Ramazanın ilk günü başladığı eseri adet gereği arefe günü bitirir.Bayramda tebrikleşmek için gittiği zaman Müftüye kitabı takdim eder.Müftü kitaba bakar ki İsmi Usulü Hadis.Müftü derki Molla sen lafı gediğine koydun der.’’diyerek konuşmasını tamamladı. Daha sonra kürsüye gelen Mahmut Esat Efendinin torunu Mehmet Kadaster Seydişehir’e ikinci kez geldiğini bu anma programları ışığında Mahmut Esat efendiyi daha da çok tanıma fırsatı bulacağını belirterek başladığı konuşmasında;Mahmut Esat Efendi büyük bir devlet adamı.Çörçil demiş ya 100 senede bir insan çıkar Mustafa Kemal İçin, oda bizim karşımıza çıktı demiş.Mahmut Esat efendi de küçümsenecek bir kimse değil.Beş yüz senede ya cıkar ya çıkmaz.bir çok lisan bilen Mahmut Esat Efendi 6 ay içinde öğrendiği Rusça ile Rusya’da konferans veriyor.Meclisi mebusan da kendisi öne çıkıyor kendisi büyük bir hatip.Mesela Muafiye Cemiyetinin açılışında bir sandelye üzerine çıkarak bir konuşma yapıyor.Konuşmasında Peygamber efendimizin yönetme tarzının Cumhuriyet olduğunu söylüyor.Bu gün de yönetim tarzının Cumhuriyet olduğunu1909 da söylüyor.Şeyhül İslamlığı istemiyor.Böyle konuşmaları ile onun üstünde bir kimse Mahmut Esat efendi.Şu ana kadar yazılanlarda Vefatının 1918 olarak belirtiliyordu.Çalışmalarımızın sonucunda 27 Mart 1917 olduğu bilgisine bir gazete haberi sayesinde ulaştık.Yeni bir Tarih yazılacak şekilde Mahmut Esat Efendi’nin yazıları var.’’diye konuştu. Son konuşmacı Filiz Şahin ise; Doktora yapma tezi olarak Mahmut Esat Efendiyi seçtiğini belirterek Türkiye’nin açık hava müzesi olduğunu belirterek Mahmut Esat efendinin tanımlamasını yaptı.Seydişehir’de yetişmiş bu büyük devlet adamının tanınması tanıtılması konusunda gereken önemin verilmesi onunla ilgili bilgi ve belgelerin toplanması gerektiğinin vurgusunu yaptı.

Konuşmaların ardından Anma programı sona erdi.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER