Yalihuyuk.com – Konya

Çocuğun Değeri

Bu yazımda Aile Üzerine serisinden farklı olarak çocuk üzerinde durmak istedim. Çocuğun dünyada ve ülkemizde ne derecede değer gördüğünü ve görmekte olduğunu kısa bir şekilde anlatmak istedim.

16 Nisan 2013 - 21:33 'de eklendi ve 471 kez görüntülendi.
Çocuğun Değeri

Bu yazımda Aile Üzerine serisinden farklı olarak çocuk üzerinde durmak istedim. Çocuğun dünyada ve ülkemizde ne derecede değer gördüğünü ve görmekte olduğunu kısa bir şekilde anlatmak istedim.

 

Öncelikle çocuğun tanımını yapalım;
“Özel bakım ve korunma biçimlerine ihtiyaç duyan, herhangi bir mesleki tecrübe ve yeteneğe sahip bulunmayan ortalama 7 ila 18 yaş arasındaki insan grubudur.”
Tanımda da belirtildiği gibi özel bakım ve korunma biçimlerine ihtiyaç duyan bu çocukların değerli oldukları zamanla anlaşılmaya başlanmıştır. Nitekim ülkemizde de dünyada da bu süreç kolay kolay gelişmemiştir.
Çocukluk tarihi açısından irdelediğimizde; çocuk geçmiş dönemlerde, bir kazanç aracı, ücretsiz aile işçisi, ucuz işçi, sömürülmeye kandırılmaya ve istismar edilmeye hazır bir varlık gibi görülüyordu. İçinde yaşanılan kültürel, sosyal ve ekonomik şartların etkisiyle yetişkinler çocuğa yönelik birtakım beklentiler içerisine girmişlerdir. Yetişkinler kendilerine, “çocuklar bizim için neler yapmalıdır?” sorusunu sormaya başlamışlardır. Örneğin kırsal kesimde birtakım aileler çocuklarını var olan tarım düzeninde ücretsiz ya da ucuz işçi olarak çalıştırmışlardır. Bu yüzden çocuğun ekonomik kazanç getiren bir obje olarak görülmesine neden olmuştur. Çocuğun o dönemlerinde oyuna ya da eğitime ihtiyacı olduğu önemsenmemektedir ve böylelikle bir yetişkin gibi çalışmaya zorlanmıştır. Amerika’da konuyla alakalı olarak yapılmış bir araştırmada 1890’ların sonlarına kadar Amerikan liselerinin 14-17 yaş arası çocuk nüfusunun sadece %7’sini kaydettikleri, kalan diğer %93’lük çocuk nüfusunun  yetişkin insan gücü olarak mal veya hizmet üretiminde çalıştırıldıkları saptanmıştır. Bir başka araştırmada ise, 1980 yılında aralarında Türkiye’nin de bulunduğu dokuz ülkede “Çocuğun Değeri” konulu bir araştırma yapılmış ve bu araştırma sonucunda çocuklara anne-babalarca atfedilen değerin, yaşanılan bölgenin gelişmişlik düzeyine ve cevaplayıcıların yaş, cinsiyet, eğitim gibi demografik özelliklerine göre değiştiği, çocuklara yönelik beklentilerin de bu çerçevede değişiklik gösterdiği bulunmuştur. Yine bu araştırma sonucunda çocuğa iki türlü değer verildiği saptanmıştır. Bunlar; ,
• Çocuğun ekonomik değeri,
• Çocuğun psikolojik değeri.
Çocuğun ekonomik değerinin en fazla arttığı dönem şüphesiz Sanayi Devriminden sonraki dönemdir. Bu dönemde çocuklar büyük fabrikalarda çalıştırılmaya başlanmış ve çocuklara yönelik koruma neredeyse yok denecek kadar azdı. Nitekim 2.Dünya Savaşı’ndan sonra da Almanya, İngiltere gibi ülkelerde de savaşta kaybedilen yetişkin nüfusun yerine fabrikalarda çocukları çalıştırmışlardır. Günümüzde bu olgu artık görülmemektedir. Çünkü çocuğun çalışma yaşı belirlenmiş ve bazı ağır işlerde çocukların çalışması yasaklanmıştır.
Günümüz Türkiye’sinde ise sosyal ve ekonomik düzeyleri düşük ailelerin çocuktan beklentilerinin ekonomik çerçevede yoğunlaştığı ve bunun sonucunda da çocuklarını eğitim konusunda da mesleki eğitime yönlendirmişlerdir. Ülkemizde çocuğun ekonomik bakımdan sömürülmesi ise günümüzde de hala devam etmektedir. Nitekim sokak çocukları dediğimiz kavram hâla büyük bir sorun olarak görülmektedir. Çocukların sokakta mendil satarak veya gül satarak (vs.) ekonomik olarak katkı sağlaması aileler tarafından beklenmektedir. Bu alanda denetimlerin hâla az olması bu durumun devam etmesine yol açmaktadır. Ayrıca bazı bölgelerimizde hâla bazı çocukların okula gitmedikleri ve bunun yerine çalıştırıldıkları görülmektedir. Mevsimlik işçilerin çocukları bunlara en güzel örnektir. Bunlardan yola çıkarak özellikle yaşanılan yörenin gelişmişlik düzeyi, aile geliri eğitim ve özellikle kadının eğitim düzeyi yükseldikçe, kırdan kente hareketlilik arttıkça ve nihayet ailede mevcut olan çocuk sayısı azaldıkça, çocuğun genel ekonomik değeri önem kaybetmektedir. Aynı gelişmelerle, çocuğun psikolojik değeri ise artmaktadır. Şöyle ki, gelir düzeyi, eğitim ve kırdan kente hareketlilik arttıkça ve ailedeki mevcut çocuk sayısı azaldıkça, çocuğun sevgi sağlayıcı ve aileyi tamamlayıcı işlevi önem kazanmaktadır.
Sonuç olarak, günümüzde çocuk kavramı eskiye göre daha da değerlenmiş fakat dünya’nın ve ülkemizin belli kesimlerinde hâla çocukların hak etmedikleri ve gelişim düzeylerini olumlu düzeyde etkileyecek ortamlarda olmadıkları bilinmektedir. Zamanla bu ortamların değiştirilmesi sosyal politikalarla gerçekleştirilmelidir.

 Faydalı olmak dileğiyle…

         Ömer Faruk KAYA

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER