Yalihuyuk.com – Konya

İyi ki varsın lanetlenmiş şeytan-2-

Rahman olan, Rahim olan, Selam olan, Vedüd olan, Gafur olan, Kabid olan, Kahhar olan Yüce Allah’ın isimleriyle kovulmuş şeytandan Allah’a sığınıp, Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla 2. bölüme başlayalım.

28 Haziran 2011 - 7:11 'de eklendi ve 315 kez görüntülendi.
İyi ki varsın lanetlenmiş şeytan-2-

Rahman olan, Rahim olan, Selam olan, Vedüd olan, Gafur olan, Kabid olan, Kahhar olan Yüce Allah’ın isimleriyle kovulmuş şeytandan Allah’a sığınıp, Rahman ve Rahîm Allah’ın adıyla 2. bölüme başlayalım.

İnsanoğlu imanının kuvveti nispetinde kazandığı sevaplara sevinir, işlemiş olduğu günahlarına da üzülür, mahzun olur. Böyle düşünmeden yaşayan insanın dünya ve ahiret hayatı hayra alamet değildir.  ‘Cennete Otostop’ kitabını okudum da şeytana uyup hayatlarının bataklığından tövbe ile çıkıp Rabbisinden af dileyen Hıristiyan, Yahudi, ateşperest, ateistleri islamla şereflendiren Hz.Allah (c.c.)’a yüz binlerce şükürler olsun. Derken iyiki şeytan yaratılmıştır. Çünkü şeytan olmasaydı insanlar gerçekleri görmez, Yüce yaratıcısına boyun eğmez ve ‘O’ (c.c.)’na itaat etmez ve şeytanın bataklığından çıkıp Rahmanın yoluna eğilmez ve eğilmezlerdi. Ve şimdilerde islamla yaşayıp hizmet ederken tabiri caizse atına binen üsküdarı aşar. Cennetle müjdelenirken, islamla, islami değerlerle, islami yaşayanlarla uğraşan kimlik müslümanlarınada üzülmemek elde değil. Kızmayın kardeşlerim şeytan yaratılmasaydı bizler neye, nasıl, neden, kime kimlere karşı direnecek cesaretle islami yaşantımıza devam edecektik hiç düşündünüz mü? Hoca efendinin minareden Yunusun dediği gibi; “ Sala verin kastımıza, gider olduk dostumuza,  Namaz için üstümüze. Duranlara selam olsun. Verdiği saladan sonra giydirilecek olan yakasız gömleği rengi gibi bembeyaz olarak giyebilecek miyiz? Veya maziye ve muzarimize bakarak giyecek olan varmı gösterebilirmisiniz? Sakın korkmayın ben iyiyim, benim gibi günahlardan korkarak kendilerini allemei cihan zanneden gururdan, kibirden uzak olmayan bir günahsız gösterin bana?  Nefesi dua panzeriyle, panzehiriyle gıda alan nesli tükenmekte olan adamların yüzüme üfledikleri nefesleri değil, rabbinin bizlere Hz.Peygamber (s.a.v.) vasıtasıyla Kur’an ve Sünneti seniyesine sarılıp amel etmekten başka çıkar yolumuz yoktur.  Ben düşmanım olan şairin; “Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın, Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın!” dediği gibi şeytanla aramı bozan bir dost aramaktan vazgeçtim. Şeytanla kavgaya tam hız, onu taşlamaya devam çünkü ben müslümanım. Müslüman’ın ve Müslümanlığın gereğide budur. Gerisi angarya… Hele hele bu zamanda Müslüman olarak yaşayabilmek, Müslüman olarak kalabilmek de ateş pahasıdır haaa. Öyle olmasaydı Hz. Peygamber “ Ahir zamanda İslamı yaşayanlara yüz şehit sevabı verilecektir” buyururmuydu.  (s.a.v.)! Öyleyse sevmediğimiz ve nefretle – lanetle andığımız şeytanın yaratılışından kızmayalım akıl baliğ olup, aklım yerindedir diyerek Allah ve Resulünden uzak Hizbuşşeytan  (şeytanın askeri) olan amellere ve işleyenlere kızalım.  Varmısınız?  Bu günden itibaren hata ve günahlardan dönmek bir ibadettir anlayışıyla Yüce Rabbimizin kapısına Ashaptan Ebu Zerr, Bilal-i Habeşiyle bir gün tartışır ve ona: “ Siyah kadının oğlu ” diye hakaret eder. Durum Hz. Peygamber (s.a.v.)’e haber verilince Peygamberimiz son derece kızar ve Ebu Zerr’e şunları söyler: Ey Ebu Zerr! Sen Bilali  annesinin renginden dolayı ayıplamışsın öyle mi? Demek ki sen hala cahiliye zihniyeti taşıyorsun! Bu duruma çok üzülen Ebu Zerr, pişman olur. Ağlamaya başlar ve kendini yere atarak yüzünü toprağa yapıştırır. Ardından şöyle der: “Bilal ayağı ile yanağıma basıp çiğnemedikçe  vallahi yüzümü yerden kaldırmayacağım. Bilal-i Habeşiden tekrar tekrar özür diler.  Bilal ise  yerden. Ebû Zerr’i kaldırır, “ Bu yüz basılmaya değil, öpülmeye layıktır.” diyerek onu bağrına basar. Helalleşirler. Demek ki Hz.Peygamber (s.a.v.) zamanında bile zaman zaman hata edenler oluyordu. Fakat bir incelik var o da hemen makam, mevki, rütbe gözetmeden hemen helalleşmeye gidiyorlardı. Zira biliyordular ki, hatada ısrar etmek hatadan daha büyük bir hatadır. Fakat hatadan dönmek ise o da fazilettir. Şuuruna sahiptiler. Rabbim bizleri kendine kul,  habibine ümmet eyleyip, başta Âlemlere Rahmet olarak gönderilen Hz.Muhammet Mustafa (s.a.v.)’yı sonra ezvacını, ashabını, ahbabını bizlere şefaatçi eylesin. Âmin. Âmin. Âmin. Gürüşünceye dek hoşça kalın dostça kalalım…

 

               Yusuf ÇAKICI
                    Yalıhüyük / KONYA

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER