İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak

Mevlana Müzesi gizemini koruyor

featured

Mevlana Müzesi tüm dünyanın ilgisini çekerken, içinde bulundurduğu tarihi eserlerde gizemini hala koruyor…

  

Hazreti Mevlana 17 Aralık 1273 yılında vefat edince türbesi, dergâhın içine yapılmış. Mevlana’nın oğlu Sultan Veled,  mezarın üstüne türbe yaptırmak isteyen kişilerin isteklerini kabul ederek “Kubbe-i Hadra”  yani Yeşil Türbe denilen 8 kalın sütun üzerine 130 bin Selçuki dirhemine Mimar Tebrizli Bedrettin’e  yaptırılmıştır.

Hazreti Mevlana’nın asıl mezarı, sandukasının aşağısında yer alıyor. Rivayetlere göre mezarın yapıldığı yıldan beri Mevleviler dâhil kimsenin girmediği ve yine bir rivayete göre Sultan 4. Murat Mevlana’nın türbesini ziyaret ettiği bir sırada dergâhta bulunanlara mezara girmek istediğini söyler. Bütün ısrarlara rağmen mezara girmesine izin verilmez. Bunun üzerine 4. Murat elinde bulunan tespihi açık olan mezarın içine atmış ve tespihin alınması için birinin mezara girerek almasını ister. 7 yaşında bir çocuk mezara indirilerek tespihi alır. Çocuğun mezardan çıktıktan sonra dilinin tutulduğu ve bir daha hiç konuşamadığı rivayet ediliyor. O günden sonra mezarın üstü betonla kapatılıp ve kurşunla kaplandığı ondan sonrada hiç kimsenin mezara girmediği belirtiliyor.

Hazreti Mevlana’nın yaşamında dergâh olarak kullandığı ve 1926 yılında Atatürk tarafından müzeye çevrilen Mevlana Müzesi içinde, sadece Hazreti Mevlana’nın türbesinin bulunması ile değil,  içinde barındırdığı ilginç özellikleri ile tüm ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Özelikle mimarisinde ve dergâh içerisindeki yapım malzemelerinin o gün özelliklerine göre ileri safhada bir teknikle yapılışı dikkat çekmektedir. Müzede sergilenen ve zamanında Mesneviler tarafından kullanılan el yazması Kur’an-ı Kerimler, o güne ait giyisiler hala sağlam ve dayanıklı bir şekilde ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Müze içinde bulunan dünyadaki ilk 8 telli keman olan bu kemanın Türk musikisinde bütün makamların çalınabildiği nadir kemanlardan olduğu belirtirken Hz. Mevlana döneminden kalan bu müzik aletleri Mevlevilerin müzik ile ilgilendikleri tarihi belgeleri de içinde bulunduruyor. Müzede birçok ilgi çekici tarihi belgeler bulunurken Peygamber Efendimizin Sakal-ı Şerif’i de müzeye gelen ziyaretçilere açık tutuluyor.

Haber: Fatih ATALAY

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
0
emoji-6
Emoji
Mevlana Müzesi gizemini koruyor

Bültenimize abone olun, yeni haberleri bildirelim.

Yalıhüyük hakkındaki yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlatın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Yalıhüyük.com ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin